21 Eylül 2018, 22:50:05

Gönderen Konu: 25. Hafta / İstanbul Başakşehir - Gençlerbirliği  (Okunma sayısı 5454 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: 25. Hafta / İstanbul Başakşehir - Gençlerbirliği
« Yanıtla #15 : 23 Mart 2015, 13:51:34 »
Çok şey söylemenin yanı sıra hiçbir şey söylemenin içimden gelmediği bir maç açıkçası. Yine de her zaman olduğu gibi bu hissi de içime gömüp uzun uzun konuşacağım bu rezalet hakkında. Baskın düşüncelerden biraz aykırı olarak eleştiri sunacağım.

Öncelikle isimleri lazım olmayan fakat burada veya sosyal medya hesaplarımızda eleştirmeye kalktığımızda isimlerini aratıp kendilerine gelen olumsuz eleştirilere saldıran 1-2 futbolcumuzun bugün yine aynı eleştirilere maruz kalacak şekilde yaptıkları bireysel hatalarla maçı verdiğimizin altını çizmek isterim. Şimdi maça yönelik konuşmaya başlayabilirim.

Maça hücumda bol malzemeli kadronun çok dönüşüm olmasa da teknik direktör değişikliğinden beri son derece formda oluşu istikrarıyla başladık. İlk yarı El Kabir'in topu göğsü ve kolu arasında kalan bölgede kontrol edip sıfırdan yazdığı gol vardı, yine Uğur Uçar'ın El Kabir'in orta sahadan 2'ye 1 yakaladığı bir sırada teknik faul ayağına karnına diz geçirip sarı kartla kurtulduğu bir pozisyon vardı, onun dışında Başakşehir zaten kalemize uğramadı ve biz de 1-2 çok da ciddi olmayan pozisyonlarla hücumda üstünlüğümüzü koruyacak şekilde devreyi kapadık.

İkinci yarı Başakşehir'de hücum namına hiçbir şey olmamasını gören hoca sanırım hücumun dozajını biraz artırmayı hedefledi. İlk dakikalar işler yine iyiydi ancak ilk yarıdaki son topu yaratma eksikliğimiz yine sonuç verdi. Nihayet El Kabir'in bireysel yeteneğiyle yaptığı muazzam asist ve Tosiç'in iyi pozisyon alması sayesinde 1-0 öne geçtik ve bu jeneriklik golün gelişiyle beraber galibiyet havasına iyice girdik.

Buraya kadar olan kısma ayrı bir parantez açmak istiyorum. Stoper eksikliğimiz son derece belirgin olduğu sıralarda Tosiç'in stopere kaydırılmasını eskiden eleştiriyordum falan ancak gerek Tosiç'in ortalama performansı, gerek de bu maçta hücum hattımızdaki herkesten daha iyi bir orta-kafa-gol potansiyeli olduğunu göstermesinin gazıyla, "çok aksi bir durum olmadığı sürece" bundan sonra Tosiç'i stoperde gördüğüm her an istisnasız saldıracağım. Tosiç'in sol bekte oynamasına dair savaş açmış bir halim var sosyal medyada, buna rağmen Ahmet'in yanında stoper eksikliğinde böyle üçüzler veya Fernandao'lu Bursaspor, Cardozo'lu Trabzonspor gibi hücumda tehlikeli isimleri bulunan takımlara karşı Tosiç'in stoperde oynamasına çok da karşı değildim. Lakin bu maçın da etkisiyle, Sedat'ın son dönemde beklenmedik performans göstermesiyle(ki geldiği günden beri karşı olduğum bir isimdi) artık Tosiç'in bu takımın solunda bir yerlerde mutlak suretle ismi yazılması gerektiği kanaatindeyim. Zaten sözleşmesi bitiyor, Cavcav dededen de pek sözleşme yenileme umudumuz yok, bari doyasıya izleyelim sezon sonuna kadar şu adamın sol kanatta verdiği mücadeleyi. Mümkün mertebe Uğur'u sol açıkta deneyen takım, Uğur ve Halil İbo'yu sol bekte oynatıp Tosiç'i hücum kısır döngüsünde sol açıkta denese bir de, o zaman tadından bile yenmeyeceğiz ya neyse.

(El Kabir'in çok konuşulduğu ve konuşulacağı bu haftada, performansına gölge düşeceğini hissettiğim Tosiç'le ilgili içimde birikenleri dökme ihtiyacımı da böylece gidermiş oldum ;D)

1-0'dan sonra Landel'in ciddi manada etkisiz kaldığı iyice görülmüş oldu. Nitekim asisti de o dakikalarda Landel'in olması gerektiği yerde El Kabir yapınca, çok daha bariz göründü bu sıkıntı ancak teknik direktör hakkını Guido'dan yana kullanıp İrfan Can'ı sahaya sürdü. Üzülerek söyleyeceğim ki takımın ipini bence bu hamle çekti. Neyse ki maç sonu açıklamasında da üstü kapalı olarak bu göndermeyi yapmış hoca, ben bunun büyük ihtimalle Tomiç ve İrfan Can'ın oyuna girip vasatı aşamayan performanslarına bağlıyorum. İrfan'ın özellikle topla çok oynadığı bir pozisyonda, Tosiç'in 40-50 metrelik deparında koşu yoluna topu bırakmayıp kaptırdığı top, döndü ve gol oldu bizim kaleye. Tabii gol ayrı bir şamata ve evlere şenlik olunca pek dikkat çekmedi ama göz göre göre gol pozisyonuna girebileceğimiz yerde gol yedik. Daha da Tosiç o mesafeden geri depar atıp rakibin karşısına geçti ancak ceza sahası köşesinde bekleyen oyuncuya bir kişi dahi yönelmeyince, sonuç kaçınılmaz oldu. Yani çok görünürde olan Ramazan yere çöküşünün akabinde, pozisyonda da böylesine büyük bir sıkıntı yatıyor -bence.- İrfan bunu çokça yapıyor, bu pozisyondan sonra akıllanmayıp 1 yerde daha yaptı aynı hatayı ancak neyse ki Doğa telafi etmişti.

Yine bu sorun için ayrı bir parantez açayım, bu pozisyondan 5-10 dakika önce Uğur Uçar İrfan'la girdiği bir ikili mücadelede İrfan'a dirseği geçirmişti, yani iki çok net kırmızı kartlık faulden sadece ilk yarıda aldığı sarı kartla kurtuldu. Tabii Uğur skoru 1-1'e getiren golde topu İrfan'dan çalıp sağ kanattan içeriye gol pasını veren adam. Kayıtlara geçmeli. Yine bu kadar ciddi hareketler ve pozisyonlar olmasa da iki pozisyonda rakibin direk bileğine çelme takan Ferhat Öztorun bu iki pozisyonda da kart görmeyip enteresan bir yerde sarı kart gördü, yanılmıyorsam ikinci yarının ortalarında falan. Yani Cüneyt "o kadar pozisyon kolladım, bari bir sarı kart çıkarayım da durumlar dengelensin" der gibiydi o an benim için. Tabii Sezar'ın hakkı Sezar'a, ciddi faulleri kartla yorumluyorsak Doğa'nın da bence maçın ikinci yarısında gördüğü sarı kartın aslında kırmızı kart olması gerektiğini itiraf etmeliyim.

Ozan Abi'nin çok sevdiğim bir yorumu vardı, yanılıyorsam Sedir'de M. Kamil Abitoğlu hakkında konuşurken "bu, Cüneyt, Fırat bunlar hep profesyonel tetikçi; hakem falan değil bu adamlar. Böyle ince pozisyonları atlayıp, normal faulleri verince çok iyi hakemmiş gibi gösteriliyorlar." demişti. Haklılık payını bu maçın özetini izleyerek de göreceğinize eminim.

3. gol neyse de 2. gol için bence Ramazan'a kızmak biraz ağır oluyor. Doka'nın bireysel yeteneği orada resmen golü gösteriyordu. 1-1'in ve o güzel golümüzün heba oluşunun etkisiyle maçı izlerken babama dönüp Doka'nın içeriye girmesine izin verirlerse golü yiyeceğimizi söylemiştim. 10 saniye içerisinde şom ağızlılığım üzerine tartışmaya başladık. :D Görünen köy kılavuz istemiyor sanırım, o adamın maçın böyle anlarına saklandığı bariz. Biraz olsun rakibi inceleyen önlem alırdı. Lakin biz "önlemlerimizi" oyunun içinde olan Guido'yu çıkararak ve Landel'i oyundan çok geç çıkartarak aldık ve bedelini ödedik. Neyse, hoca farkında olduğu için ve bunun öz eleştirisini verdiği için çok yüklenmeyeceğim bu maç kendisine.

Özetle meselenin "3 puanı alıyorduk, yeteneksiz Ramazan yedi bitirdi takımı" kadar basit olmadığını düşünüyorum. Buna rağmen, Ramazan değil de Dahlin olsaydı şu maçta varsayımcılığıyla puan veya puanlarla şu an sevindiğimizi de görür gibiyim; yalan yok.

Kalan maçlarımızda Yılmaz Abi'nin dediği gibi kaleye Übeyd'in geçmesi ve sonuna kadar savunduğum gibi Tosiç'in sol kanatta kemik isim olarak değerlendirilmesi dileğiyle. Stancu da erken dönerse Landel'in kesik yemesi kuvvetle muhtemel, en azından bu maçtaki performansını görünce... Belki Hleb-İrfan rotasyonu da Stancu'nun görev alıp Guido'nun kulübeye çekilmesi gibi hamleler doğurabilir, 4'lü savunma dışında rotasyonu çok bol bir kadro var elimizde. Bu kadrodan yanlış bir ilk 11 sahaya sürmek neredeyse imkansız. Hoca bunun ekmeğini yiyor şu an, kendisi çok alim bir futbol profesörü olduğu için değil bence. Neyse, başarılar kendisine.

Çevrimdışı Gençay Ergez

  • İleti: 1545
  • Kırmızı Siyah Kültür
    • Kırmızı Siyah Kültür
Ynt: 25. Hafta / İstanbul Başakşehir - Gençlerbirliği
« Yanıtla #16 : 23 Mart 2015, 21:56:48 »
Hatalı degisiklik meselesi de çok tartışılan bir durum bu maç için bence hatalı tek değişim landel'in alınmaması sahada yoktu bence
İstanbul Yalakası Değil, ANKARA MÜPTELASIYIZ!!!

Çevrimdışı Mert Çetinkaya

  • İleti: 401
  • Adı Soyadı: Mert Cetinkaya
Ynt: 25. Hafta / İstanbul Başakşehir - Gençlerbirliği
« Yanıtla #17 : 23 Mart 2015, 21:56:59 »
Ben hocanın  Tosic'i  bu maçta taktiksel olarak diğer maçlardan daha farklı kullandığını düşünüyorum, ek görevler yüklemiş. Attığı güzel şut ve Kabir'in ortasında ceza sahasında bulunması bunu gösteriyor