25 Haziran 2018, 05:23:46

Gönderen Konu: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor  (Okunma sayısı 2124 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İlkay Sofiyar

  • İleti: 978
  • Adı Soyadı: ilkay sofiyar
28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« : 20 Nisan 2015, 21:52:49 »
2014-2015 Sezonu
                                                           Spor Toto Süper Lig

                                                              28. Hafta Maçı




                                                        Tarih : 26.04.2015
                                                                Saat  : 16:00
                                                                   Pazar
                                                        19 Mayıs Stadyumu
« Son Düzenleme: 20 Nisan 2015, 21:53:04 Gönderen: İlkay Sofiyar »
Kırmızı Kara Burası Ankara

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« Yanıtla #1 : 21 Nisan 2015, 09:28:17 »
Gosso kadro dışı, ramazan sakat, ahmet sakat, guido sakat, el kabir kart cezalısı, sedat kart cezalısı, Stancu'nun oynayıp oynamayacağı belli değil ve daha sayamayacağım bir sürü eksik futbolcumuz var. zaten lig de bir umudumuz kalmadı, kupa serüveni de bitti ve düşme korkumuz da yok. büyük ihtimal fark yeriz Trabzon'dan. bunu söylerken çok üzülüyorum ama malesef durum bu. inşallah Stancu oynayabilir de durum biraz farklı olur. takımımıza başarılar...

Çevrimdışı Osman Dursun

  • İleti: 538
  • Adı Soyadı: Osman Dursun
Ynt: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« Yanıtla #2 : 21 Nisan 2015, 09:41:33 »
Ununu elemiş eleğini asmış bir takımız şu an gerçekten
Bu maça hangi amaçla ve hevesle çıkacaklar bilemiyorum
Bizim için durum böyle Trabzonun uefa iddiası devam ediyor
Sadece bizim için bu maç cav cav ın tabiriyle; futbol müsabakası  :(
Bağımsız GeNçLeRbİrLiĞi !

Çevrimdışı Mehmet Ali Bakır

  • İleti: 1988
  • Adı Soyadı: mehmet ali bakır
Ynt: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« Yanıtla #3 : 25 Nisan 2015, 12:23:25 »
Gosso,yine kadro dışı olursa benim için sezon bitti demektir.
sor u reş

Çevrimdışı Mehmet Ali Bakır

  • İleti: 1988
  • Adı Soyadı: mehmet ali bakır
Ynt: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« Yanıtla #4 : 27 Nisan 2015, 11:17:02 »
söyleyecek tek sözüm var ; mesut bakkal yüzünden 2 puan kaybettik.gosso'ya giydirenler olacak mı bilmiyorım ama adam o esnada ne yapsın ? faul yaptı garibim.

ısrarla landel ve petrovicle başlıyor adam.devre arası doğa-gosso'yu değişikliği olsa cok rahat kazanacaktık maçı.irfan can'ın neresi kötü oyuından alıyorsun ? adam genç oyuncu düşmanı.bakkal istifa!
sor u reş

wayelemzed

Ynt: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« Yanıtla #5 : 27 Nisan 2015, 12:26:46 »
Genel olarak rakibin potansiyeline göre çok zayıf bir kadroyla çıkması ve mücadeleden yoksun olması, bizim ise iyiye yakın bir kadroyla mücadele etmemiz ve rakibe göre daha istekli olmamız bize galibiyeti getirmeliydi. Maalesef biraz DOĞAl nedenlerle birazda Bakkal boyutundaki düşüncelerle olmadı, kısa bir şekilde tarif etmek gerekirse teknik heyet basiretsiz. Şimdi nedenlerini aslında diğer maçlardan farksız olarak yeniden açıklamaya çalışıyım özet halde.

Birinci ve en önemlisi çok geç değil daha iki hafta öncede acı bir şekilde görüldüğü üzere bir yarıda 3 gol yeme kapasitesine sahip bir takımız, ondan öncesine baktığımız zamanda 7 dk.da 3 gol yemişliğimiz var. Şimdi normalde zaten bu kadar gol yiyen bir takımız diyip savunmaya dönmek pek çok futbol ilgilisi tarafından normal gelebilir ama bizim takımı iyi tanıyanlar böyle olmadığını gayet net bilebilir. Takımımız yaklaşık bir 10 yıldır genel manada savunmayı beceremeyen ve genel olarakta zaten savunma yapan oyunculara sahip olmayan bir takım. Bu dönemde bir Doll'ün ilk yılında çok sayıda savunma oyuncumuz vardı ve o zamanlarda savunma yapabiliyorduk bunun haricinde üçü beşi geçmeyen nitelikli savunmacımız ya da defansif özellikli oyuncumuz olmadı. Bakkal'da son 10 senenin önemli bir kısmında canlıda şahit olmuş biri olarak ve son maçlarda da tekrar tekrar şahit olduğu üzere bu takım savunma yapamıyor. Yapmaya çalıştıkça da gol yiyor üstelik. Futbola düz bir zeminden detayına inmeden gidersen böyle ucuz hamlelerle maçlar kurtarılır zannedersin ama öyle olmuyor işte. Rakibi caydıracak bir hamlen olmayınca geçen haftaki amatör takım gibi sıradan takımlar bile canavarlaşıyor, dünkü rakipte oyun olarak vasat vasat altıydı ama onuda yenemedik. Biraz işin teknik kısmında detaylı yorum yapılmazsa işte böyle eleştiri olarak yazar çizer dertleniriz anca. Balığın baştan kokması deyimi bizim için yerindedir. Şöyle bir düşünüyorumda kaleye koyduğumuz genelde sıradan kaleciler ne zamanki oyunu soğutmaya kalksa yenemiyoruz. Geçen hafta yaklaşık 55 dk. yapılan bu hareket bu maçta 20 dk. yapıldı ve rakibi isteyerek kaleye yığıyoruz bu hareketle. Bu oyun soğutma denen illeti yapacaksan son 3 bilemedin en fazla 5 dk. kala yaparsın, Serdar Kulbilge denilen kaleciyle biz bir ara 90 dk. yapıyorduk bunu, hiç mi üst düzey takımlar irdelenmiyor, biz ne zaman onların yolundan gideceğiz düşüncesi olmuyor şaşırıyorum Bakkal'a da bundan önceki genel olarak diğer niteliksizlerede. Gençlerbirliği gibi taraftarından başka kimsenin pek farkına varamadığı ancak büyük kültürlü bir kulüp halı saha takımı gibi idare edilmez ki, ne teknik var ne taktik. Oyuna fena başlamadık kadro olarak ama işte Stancu değişikliğiyle mesajını açık olarak belli edersen rakipte 100 gr.lık futboluyla golünü atar. Samimiyetimle söylüyorum ki Gençlerbirliği başlıca 0 hedefli yönetiminden çekiyor ancak Süper Lig denilen lig o kadar kötü ki isteksiz yönetimimiz bile belli potansiyelde kadro kuruyor bu seferde bu teknik adamlar mahvediyor.

İyiye benzer bir kadro demiştim söze girişte bunada hemen detay yaparsam öncelikle kalede Ferhat veya Ramazan varsa bu benim kabul edemeyeceğim bir ikili. Savunma dörtlüsü mükemmeldi, kadrodan çıkabilecek kesinlikle en iyi dörtlüydü bu. Orta sahada ise yediği kırmızıyla pek ilgisi yok bunun her zaman top yeteneği kısıtlı olan orta sahayı kabul etmediğimden Doğa'nın yerine Hleb, eğer rakibin potansiyeli iyi kadrosundan çekiniyor isende Gosso ile başlanmalıydı. Doğa çok son gelen alternatiflerden olmalı Gosso falan varken. Şimdi Gosso kart yönünden biraz sıkıntılıdır ama esasen Doğa hakemlerin kıymetini bilmeli biraz, müdahaleler hiç alt kalır şeklinde değil, Gosso'nun çenesine maske takılsa pek bir sıkıntısı kalmayacak zaten. Neyse fazla anlatılacak bir maç değildi zaten bu maç. Önümüzdeki haftaki maçta Kabir dönüyor, Stancu'da oynuyor ve rakipte abartılı değil, yenebileceğimiz rakiplerden. Umarım kadro yabancı kontejanını hesaba katamadan Übeyd-Hakan-Çalık-Sedat-Tosic-Petro-Hleb-İrfan-Mervan-Kabir-Stancu gibi bir şey olur, Tomic ve Gosso'da tercih alternatifi olarak bulunabilir ve büyük ihtimal rakibi farkla yenebilir bu takım. Tabi yense dahi maç içinde olabilecek muhtemel İrfan-Oğuz, Stancu-Uğur değişikliği gibi olması yüksek hamleler bize büyük zararı dokunan hamleler. Kadro böylede çıksa farklıda çıksa mümkünse yedekten dünkü Tomic-Gosso gibi isimler girsin ki diğerleriyle tamamen uçuruma gitmeyelim. Bakkal diliyorum ki kısa zamanda takımı tanısın, ben başkan olsam şu anda bizimle ilişiğini kesmiştim. Büyük Gençlerbirliği'ni düşünmesi gerekiyor artık.

Bu arada yazdıktan sonra Bakkal'ın açıklamalarına hızla baktımda 1 puana iyi demiş, işte ne desen boş bu tip kişilere, özellikle kendi evinde 1 puan nasıl iyi oluyor anlamıyorum, kimsede anlamıyordur galiba.
« Son Düzenleme: 27 Nisan 2015, 12:29:48 Gönderen: Yılmaz Güler »

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 28. Hafta / Gençlerbirliği - Trabzonspor
« Yanıtla #6 : 27 Nisan 2015, 17:42:39 »
bu maçla ilgili ilk yorumum fark yiyeceğimiz yönündeydi. çünkü geçen haftaki karabük maçı bize bir takım şeyleri çok net gösteriyordu. ancak hesaba katmadığımız şey Ts'nin eksikleri oldu. cardozo, ekici ve özer in olmaması, yatabare'nin sakatlanıp çıkması bize 1 puanı getirdi. Bakkal'a şu anlamda katılıyorum ; bu futbola göre 1 puan iyi, çünkü gerçekten bu aralar kötü top oynuyoruz. taktik yok, teknik yok, anlam veremediğim şekilde orta saha ve hücum hattı arasında bir kopukluk var. daha doğrusu orta sahasız oynuyoruz gibi ( anlam veren birileri varsa lütfen anlatsın bana). ama oyuna tomiç girince hücum hattı biraz canlandı ve bir serbest vuruştan belki bir gol atarız umudumuz arttı, keza öyle de oldu... bu kötü futbola bu gol çoktu bile, tomiç bizi 2. kez kurtardı, tebrik ediyorum kendisini.
takımdaki en büyük sorunlardan biri kadro sorunu ve bunun akabinde de mevcut kadronun her haftayı 10 kişi tamamlaması sorunu. ispanya futbol kültürü ve onun barcelona gibi büyük takımlarının futbol kültüründe takımı 10 kişi bırakmak o takım için kabul edilebilir bir şey değidir (extra şeyler yoksa) ve o futbolcu takıma ihanet etmiş gibi bir algı oluşur bu takımlarda. kıyaslama tabi ki yapmıyorum ama bence bu kültürü her futbol kulübünün artık benimsemesi lazım. cavcav maçtan sonra takımı 10 kişi bırakan futbolculara gerekli yaptırımları uygulayacağını söyledi ama bu kişi ve kişiler mevzusu değil ve şimdiye kadar aklın neredeydi diye sorarlar adama ! artık bu takıma birilerinin bir şekilde kırmızı kart ve sarı kartın gerçekten tehlike şeyler olduğunu, takımı 10 kişi bırakmanın ( çok elzem durumlar dışında) takıma ihanetle eş değerde bir durum olduğunu anlatması lazım.neden biz her maçta acaba bu maçı 10 kişi tamamlayabilecek miyiz endişesinin taşıyoruz ! ? ne oldu bir zamanların her yıl en centilmen takım unvanını alan gençlerbirliği'ne ! ? bunun başlıca sorumlusu önce yönetim sonrasında da teknik direktörlerdir. kimse kalkıp da bu maç için hakemi eleştirmesin. evet erkan zengin hakeme "doğa'nın bana bir müdahalesi olmadı" demiş olabilir ama yediği iki sarı kart da gayet yerli yerindeydi ve doğru kararlardı. artık kendimize bir çeki düzen vermemiz gerek !
kadro sıkıntısı konumuza gelecek olursak ; artık bu yönetimin bir şeyleri İDRAK etmesi lazım. bu takım da öncelikle kaleci ve sonrasında defans eksikliği vardır ! kaleci elzemdir, defansa ise sağ ve sol bek alınması gereklidir! ramazan, ferhat, hakan, sedat, görgülü gibi isimlerin bu takım da yeri yoktur. eğer büyük Gençlerbirliği istiyorsan ve büyük düşünüyorsan. ama böyle düşünmediklerini de zaten kendileri dile getiriyor.
ts maçı ve önceki mağlubiyetlerimiz için en çok eleştireceğim isim Hakan'dır. bu adamın zaten hücum yönü tartışılır ( olumlu düşünmeye çalışıyorum) ama savunma yönü kesinlikle tartışılamaz. karabük maçı da , ts maçı da bu adamın savunma yönü olmamasından dolayı kaybedildi. yine bu son maçta da ts'li oyuncuyu tutamama basiretsizliğini gösterip üstüne üstlük ofsayt diye adamı tamamen bırakıp golü yememize sebep olan oyuncu da kendisidir. karabük maçında da aynı hataları yaptı, daha önceki maçlarda da. takımdan gitmesi gereken oyuncuları saydım ama üzülerek söylüyorum Hakan'a artık gerçekten tahammülüm kalmadı. özellikle ahmet ve tosiç'in yanına gerçekten yakışmıyor. inşallah yönetim bunları görüyordur da artık bir önlem alırlar.
hedefsiz, sahipsiz, ne yapacağını bilmeyen, her yılı acaba bu yıl lig de kalacak mıyız umuduyla geçiren gençlerbirliğimiz yine aynı senaryoyla yola devam ediyor. Allah hakkımızda hayırlısını versin.
dip not : ;El kabir'in iyi futbolcu olduğunu elbette görüyordum ama yokluğunda bu takım için gerekli ve elzem olduğunu idrak ettim. şu an için bir Stancu değil ama kısa zaman sonra çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum...