18 Ekim 2018, 23:48:08

Gönderen Konu: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş  (Okunma sayısı 2391 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İlkay Sofiyar

  • İleti: 978
  • Adı Soyadı: ilkay sofiyar
5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« : 16 Eylül 2015, 11:44:28 »
2015-2016 Sezonu
                                                           Spor Toto Süper Lig

                                                              5. Hafta Maçı



                                                                    Tarih : 21.09.2015
                                                                           Saat  : 20:00
                                                                                 Pazartesi
                                                                                   19 Mayıs Stadyumu
Kırmızı Kara Burası Ankara

Çevrimdışı Mehmet Ali Bakır

  • İleti: 1988
  • Adı Soyadı: mehmet ali bakır
Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #1 : 16 Eylül 2015, 14:37:51 »
şenol güneşle beraber baya iyi top oynamaya başladılar.kadroları fena sayılmaz.bizim takımın özellikle hücum hattı bir kenara,defans hattı hiç güven vermiyor.rakip takımlar,çok adam kacırıyolar defans arkasına.ben acıkcası korkuyorum bu mactan.
bu mac sonunda mehmet hoca'ya ihtar cekilir gibi geliyor.umarım galip geliriz.galip gelmeden önemlisi de iyi oyun oynamak.paşa maçı gibi şans yanımızda olsun ama en azından iyi top yapalım
sor u reş

wayelemzed

Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #2 : 18 Eylül 2015, 01:52:38 »
Rakibimizin bugünkü Avrupa maçını izledim Şifo yerinde olsaydım ne yapardım diye. Rakip takımında savunma yönünden bizden daha iyi, ofansif anlamda ise kötü olduğunu düşündüğümde bu hafta kalemizde muhtemelen çok gol pozisyonu göreceğiz, tahminimce gol veya gollerde olacaktır. Bunu önlemenin mevcut kadro açısından pek mümkün olduğunu düşünmemekteyim, rakibin gücü hücum yapmaya oldukça elverişli. Zayıf noktaları ise savunmaları. Başta kontra yapmaya çok müsait durumdalar ve baskı kuruncada gol yeme potansiyelleri fazla, bizimde mevcut kadro açısından en iyi olduğumuz taraf yinede hücum olduğunu düşündüğümüzde bu noktayı hedeflememiz gerekmekte.

Öncelikle zayıf tarafımıza baktığımızda savunmayı takım savunmamı şeklinde düşünmemiz ve geçen hafta Kabirin golünde olduğu gibi rakibi fazla yarı alanımıza sokmadan orta alanda iyi pres yapmalıyız. Kondisyonel anlamda ne kadar yeterli olduğumuz soru işaretli olmasına rağmen mecburen yapmamız gereken bu. İkincisi profesyonellik açısından basit denilebilecek ancak lig başından beri yaptığımız bireysel hataları sergilememeliyiz. Bunlar aslında her maçta yapmamız gereken şeyler. Farklı olarak lig başından beri yapamadığımız bizi hızlı hücuma çıkarabilecek kişiler. Savunma önünde oynayan orta saha elemanlarımız maalesef teknik beceriden yoksun olduklarından hızlı hücum şansımız az. Ancak daha önce denenmeyen Martin'in bir ihtimal bu görevi yapabilecek olma ihtimali denenmeli. Zaten başkada alternatif yok maalesef. Panos-Skulason-Doğa üçlü orta sahasından birinin 11'de başlaması ve tercihinde ilk Panos'dan yana kullanılması daha cazip durmakta. Doğa'nın kariyeri boyunca, Skulason'un ise lig başından beri topla ilişkisi umut vermedi. Düşündüğüm, olmasını istediğim kadro ise Hopf-Atta-Kulusic-Çalık-Lato-Panos-Martin-İrfan-Djalma-Kabir-Stancu(Tomic-Guido). Böyle bir kadro hem oyun hem skor anlamında daha umut verici duruyor, kalitesi daha düşük takımlar için kesinlikle çok daha iyi bir kadro.

Bu benim düşündüklerimin yanında Şifo büyük ihtimalle yine geçen hafta olduğu gibi savunma yönü yoğun futbolcularla başlayacaktır, belki bir kişi daha abartadabilir. Bu en azından benim için gözümden tamamen düşmesi olur ve sonuçta çok olası şekilde kendi beklentilerinide karşılamaz. Umarım çaresizliğin ürünü olan şöyle bir kadro çıkmaz: Hopf-Oğuz-Çalık-Atta-Uğur-Skulason-Doğa-Panos-İrfan-Djalma-Kabir. Özellikle belirtmek gerekirse kadro açısından daha üstün duran bir rakip karşısında mağlup olmamız sürpriz değil ancak bu olası mağlubiyeti bu takımla savunma yapmaya çalışarak falan atlatmak daha önceden bize gelmiş 40 hocanın zaten yaptığı şey, kazanmak için oynamak bizim için çok önemli. Kazanmak isteyip rakibin yorgunluk faktörünüde göz önünde bulundurursak 3 puanda gelebilir.

mrthkc

Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #3 : 21 Eylül 2015, 16:58:28 »
Maci, Bayindir-1 / Sakarya Caddesi kesisimindeki Kafe Nihayet'de izleyecegiz. Uygun olan arkadaslari bekleriz.

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #4 : 21 Eylül 2015, 22:46:04 »
Nasılsa herkes Fırat Aydınus'a sövecek, ben çok fazla uzatmayacağım o konuyu çünkü her türlü o konudan muzdaribiz zaten. Fırat'ın maçı katleden en büyük kararı Mario Gomez'in Skulason'un gözüne attığı dirseğe kırmızı kart çıkaramaması oldu. Büyük ihtimalle 10 kişilik bir Beşiktaş'a karşı ilk yarıda belki bir gol daha bulabilirdik veya Şifo bu kadar yaslamazdı takımı(ihtimaline inanmak istiyorum). Ancak bu yaslanmayla değil 10 kişi kalmak, Beşiktaş savunmaya Ersan'ı bırakıp 6 kişi hücum yaparak da bu skoru elde ederdi zaten... Onun dışında 4 veya 5 tane kritik kararları oldu, bizim "tetikçi" dediğimiz türden. Çok da bir şeye etki etmediği için, sandığınız kadar küfretmeyeceğim kendisine. Son dakika penaltısını da yediğini unutmayalım fakat herhalde o dakikada orada o penaltıyı Türkiye'de bir tek Cüneyt Çakır çalar, o da bize çalmazdı zaten diye düşünerek çok da üzülemiyorum mevzuya...

Maça -abartmıyorum- harika başladık. Önde basan, Stancu'yla 2 kere kaleyi yoklayan ve El Kabir-Djalma ikilisiyle Beşiktaş savunmasını sürekli yıpratan bir hücum hattımız vardı. İrfan hücumun "konfigürasyonunu" sağlayabiliyordu, acaba bu takım kaç dakikaya kadar şu sistemi götürebilir, böyle oynayabildiği süreye kaç gol sığdırabilir diye düşünürken golümüz de geldi. Golden sonra bende "ben bu filmi daha önce izledim ya, ikinci yarı geriye yaslanıyorsun tak tak 3 tane atıp gönderiyorlar" fikri oluştu ve sonuç hariç tam olarak yaşadık bunu da zaten.

Bence takımın ipini çeken hamle ikinci yarıya Skulason'la devam etmenin ta kendisi oldu. İlk yarıda son derece hatalı oyununu bir de sarı kartla süslemişti, yetmedi ikinci yarının başında Mario Gomez'den dirseği yedi ve 5 dakika kenarda tedavi oldu. İnsan en iyi oyuncusunu bile bu kadar bekletmez kenarda gider birini alır, kaldı ki sahada Uğur'la beraber günün en kötüsünü 90 dakika ısrarla sahada tuttu. Skulason'un üzerine oynayan Atiba kanatlara aktarabildiği her topu da pozisyon yaptırabildi zaten, millet yine ihaleyi Gökhan Töre ve Cenk Tosun'un harika oynamasına bıraktı ancak bunun önünü kesebilseydik Beşiktaş'ın ikinci yarı bulduğu pozisyon sayısı %75 azalabilirdi. Zaten golü de tam da bu şekilde sağ kanada gönderilen bir pasta Gökhan Töre'yi unutmaktan yedik. İşin bir komik yanı da bu zaten, sen 90 dakika Mario Gomez'den Cenk Tosun'dan gol yeme, 1.50 Gökhan Töre'den kafa golü ye. Ahmet Oğuz'un markajı altındaydı ve belki ona kızılacak fakat bölge Ahmet Çalık'ın bölgesi ve o topu kafayla uzaklaştırması gerekiyordu bence. Golde illa bir hata bulunacaksa (Skulason'un oynuyor olmasını saymazsak) Uğur'un ortayı bu kadar kolay açtırması ve Çalık'ın topu arkaya bırakmadan uzaklaştırması söylenebilir. Bunun dışında savunma hatası da yapmadık aslında pek, çok fazla geriye çekilsek de pozisyonlar tamamen "kalite" farkıyla gelişti denebilir.

Maçın katline fermanı ise Şifo İrfan'ı çıkarıp Panos'u oyuna alarak verdi. O dakikadan sonra maçı bıraktım, yalan da olmasın Beşiktaş'ın şöyle 3-4 tane daha atıp Cavcav'a Şifo'yu kovdurmasını istedim içimden. Bu kadar rezil bir kararı nasıl alabildi, hayret ediyorum doğrusu. Bundan ötesi "kaleciye gerek yok yahu" diyip kaleciyi çıkarıp kalecisiz oynamak falan olsa gerek. Bu kadar berbat bir karar alınamazdı. Yetmedi, kaleye isabetli 2 şutunun da sahibi Stancu'yu oyundan aldı ve zaten orta sahayı kısıtlı geçiyor olan takımı geçse de kaleye vuramayacak hale getirdi. Bu kadar berbat kararlarla bu skor gerçekten altın tepside sunuldu bize diyebilirim. Hakem makem hikaye, her zaman başımıza gelen şey o zaten.

Gecenin benim açımdan tek olumlu yanı Stancu'nun takıma dönmesi ve Şifo'nun iddiasının da aksine ilk 11'e ve 90 dakikaya hazır halde olması. İlerleyen haftalarda Stancu-El Kabir-Djalma üçlemesini tutturabilirsek bu üçlüyü ortadan yönetebilen bir İrfan'la maç başına 2'den aşağı gol atmamamız gerekiyor. Savunma çok kastırmasa da olur yani. Tabi bugün Şifo bu ihtimali gözümde yerlere serdi, öldürdü bitirdi adeta.

Çevrimdışı Ozan Deniz

  • İleti: 447
  • Adı Soyadı: Ozan Deniz
Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #5 : 21 Eylül 2015, 22:54:49 »
Hayatımda istikrarlı biçimde 15 yıl boyunca şu Fırat'a sövdüğüm kadar hiçbir hakeme sövmemişimdir de, ayağında top tutacak bir İrfan'ı çıkarıp, üç tane top yapamayan defansif orta sahaya mecbur olmak nedir arkadaş! Resmen Beşiktaş'ın bizim kaleye çok erkenden yıkılmasına neden oldu hoca. Bir de Berat değişikliği var. Spellman'ı alsa anlarımda Berat nedir? Zaten vurduğumuz duvara çarpıp geri geliyor...

Çevrimdışı Sabrican Sarak

  • İleti: 132
  • Adı Soyadı: Sabrican Sarak
Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #6 : 22 Eylül 2015, 00:08:21 »
Birkaç maçtır Berat'ın oyuna girmesi eleştiriliyor. Ben de eleştiriyorum ama kendisine ilk 11'de hiç şans verilmediği için acaba hakkını mı yiyoruz diye düşünmeden edemiyorum. Çünkü bu sezon hem TSYD maçlarında hem de tüm lig maçlarında oyuna genel olarak son 15-20 dakika dahil olarak neredeyse hiç varlık gösteremedi ancak geçen sezon 5 maçta ilk 11'de başlayıp dördünde maçı 90 dakika tamamladı ve bu maçlarda sadece 3 gol kaydetti. Attığı iki golün ikisi zaten lig sonuncusu Balıkesir karşısındaydı. Başa geçen hocalar (yabancı ya da Türk fark etmez) acaba hiç mi istatistiklere bakmıyorlar? Geçen sezon sonradan oyuna dahil olup bir asist yapan ve bu sezon onu da yapamamış bir futbolcunun yeteneklerinin iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekirse ilk on birde şans tanınıp takıma taktiğe iyi monte edilmeli, olmuyorsa Hacettepe'ye gönderilmeli bence... Ancak şu durum ortaya çıkıyor ki, onun haricinde yedek olarak bekleyen tek forvet Atabey ve o da henüz pek yedeklere dahi girme şansı bulamıyor. Son yıllarda pek kadro derinliğimiz olmadığından şapkadan tavşan çıkarılmasını beklemiyorum ama ilk 11 oturana kadar, içimize sinene kadar her maç öncesi tedirginlik yaşayacağımızı düşünüyorum.

Geçen seneyle bu seneyi düşününce orta saha organizasyonlarını iyi yapamayan ve kaç hafta geçmesine rağmen hala pas yaparken birbirine alışamayan futbolcuları gördükçe içim sızlıyor. Geçen seneki kadro iyi kötü takım olmayı becermiş ve düşe kalka ilerliyordu ama takımın iskeletinin toptan değiştiği bir sezonda yine bir piyango bulup bazı oyuncuların beklenmeyen bir biçimde performans yükseltmesiyle ligin kalburüstü takımlarından biri olarak her sene olduğu gibi 9.'luğumuzu koruyabilecek miyiz, yoksa son birkaç haftaya kadar küme düşme korkusu yaşayıp sonrasında alacağımız galibiyetlerle rahatlayıp bir sezonu daha böyle mi kapatacağız, göreceğiz...

Tribünde göze hoş gelen futbolumuzu izlemeyi ve iyi oynasak da yenildiğimizde olsun bu olmazsa diğerini kazanırız, sen yeter ki böyle iyi oynamaya devam et demeyi özledim, hele İstanbul'dayken insan daha çok özlüyor, ah Gençlerim...
ODTÜLÜ GENÇLER

wayelemzed

Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #7 : 22 Eylül 2015, 00:25:26 »
Maçın son 60 dk.sını izleyebildiğim için detayına girmek istemiyorum, Cemle Ozan abide gerekli açıklamaları yapmışlar, bende gerçekten değinilmesi gereken konulara değineceğim, bir kısmına maç önü ve geçen haftaki maç sonunda da değinmiştim zaten.

Öncelikle başlayan kadroyu hiç beğenmediğimi üzerine basarak yeniden söylüyorum. Sen favori biziz dediğin maça 6 savunmacıyla başlarsan favori falan olamayız, bu bir gerçek. Bugün Oğuz izlediğim dakikalar itibariyle çok fazla göze batmasa da yerine devşireceksin birini, potansiyel işte bu kadar. Çiftçi'ye özel olarak yediğimiz gol sebebiyle de değinmek istiyorum ama bu kadar kötü bir oyun anlayışı, zekası olamaz. Şu adamı kaç senedir kadroda tutup 11'de şans verenlere yazıklar olsun sadece. Şifo basit gol yemedik diyor, nasıl bir cahiliyet bu ya, Çiftçi denilen Gençlerbirliği köstekçisi abi lütfen gel illa orta aç diyor, adamda kırmıyor, savunma göbeğide bizim bu sene zaten ne yaptığını bilmez pervasızlıkta ve gol oluyor, başka sebeple yine yiyebilirdik ama yine giden iki puan var çok BASİT hata ile ama basit gol yemedik diyor. Tamam Ferhat'ı falan kalede izlemişsin anlaşılan onlara göre belki basit değil ama böyle basit gol mü olur ya? Çiftçi niye müdahale etmedi diye düşündüğüm zaten tek mantıklı açıklaması kendine güvenememesi. Büyük ihtimal faulsüz durduramayacağını anladı önündeki adamı (ki zaten karşısındaki Messiydi) orta açtırdı stoperlerim düşünsün diye. Çiftçi artık lüzumsuzluğunu da al git derken Şifo'yuda Cavcav'a emanet ediyorum, tazminat falan yazdırmadıysa ki Şifo için tazminat düşünülemez normalde direk kov, Baxter en azından bu adamı oynatmıyordu. Lato'da böyle cins hatalar yapsada onun en azından hatalarına bunun ki kadar alışamadık. Neyse ilk değineceğim konu özellikle basit gol yemedik açıklaması için buydu.

Gelelim ikinci açıklamanın anlamsızlığına. Cem ve Ozan abininde özellikle vurguladığı gibi İrfan-Panos değişikliği. Evet bu değişikliğin temel noktası İrfan'ın çıkması yoksa Panos'un Doğa ya da Skulason yerine girmesi mantıklı olabilirdi ama İrfan ne diye çıktı bunu anlayan adamın zekası şüphelidir, bence futboluda bırakmalıdır. Bunu Şifo için özellikle söyleyim çünkü açıklamasında diyor ki 2. yarıda diyor 2. bölgede top tutamadık diyor. Geçen hafta ki maç sonuda söylemiştim, orta üçlüdeki Doğa ve Skulason'u topla katiyen düşünemezsin, bunlarla top çok alakasız, sırf bu sebepten 2. bölge topsuz koşu şeklinde olmasına rağmen bir de İrfan'ın çıkmasıyla tamamen topu şişirmen gerekiyor, ya da Kabir topu savunmadan alacak işte 60 metre sürecek topu vs. Şifo kafan nerede senin anlayamıyorum ben, ne bekliyordun ki sen zaten topu tutamadık demişsin bir de. Top tutacak orta saha mı var orada, sen futbolda oynamış adamsın, nasıl tutacaksın topu? Karşında cahil taraftar kesimi mi var seninde bizleri sanki aslında yapabilirdik ama yapamadık saçmalığına mı inandıracaksın. Senin bu üçlü orta sahan bu ligde top falan tutamaz zaten, daha topla beceriksiz bir üçlü çıkmaz karşına. Kısacası Şifo konuşmak için konuşmuş ve bu hamlesiyle de Ankara'da favori kesin bizizdir zaten.

Öteki dikkat çekecek konu Berat hamlesi şüphesiz. Bunu da üstüne basarak geçen hafta söylemiştim. Yönetimin takımı sabote etme ihtimalini düşünüyorum bunu biraz cilalarsak satabilir miyiz diye oynatıyorda olabilir belki ama ne olursa olsun bu hamleninde açıklanacak bir yanı yok. Geçen hafta çok uzun yazdım, bu adamı oyuna alarak bir teknik adam neyi umar ki, açıklaması yok ya. Maç devam ederkende yorum yapmıştım, rakibin tiksindirici hocası bizim takımı sabote etmek için değişiklik yapmış olsaydı ve fakat şike olduğunu da uyandırmayacaktı, galiba o da bu değişikliklerle başlardı. Buradan yine Şifo'ya yüklenerek Ankara'da favori falan kim gerçekten, içinden geçen ne bir sormak istiyorum sana? Gerçek derdini söyle bize palavralar yerine.

Şifo'nun açıklamasında ki tek doğru yer bizi geriye yasladılar demesi oldu, esasen bizde dünden razı bir görüntü sergiledik, mümkün olduğunca oyunu yavaşlatmalar, top bizdeyken ileriye koşmamak vs. Maç berabere olduktan sonrada farklı olmadık. 1 puan için çıktığımız maçtan istediğimizi almış olduk ki ben hiçbir zaman hiçbir rakibe karşı böyle bir anlayışı takımım adına kabul edemem. Neyse bu maçta böyle bitmiş oldu. Şimdi haftaya için biraz değinirsem oyuncu tercihleri ve özellikle değişikliklerin farklı olacağını zannetmiyorum, bu da bizi yine rakibe bağlıyor. Rakibi de izlediğim kadarıyla oyuncu karakterleri bizden farklı değil, daha çok defansif oyuncu sahada oluyor. Deplasmanda olmamız handikap olsa da oyuncu kalitemiz toplamda kesinlikle daha yüksek. Özellikle bu maçta karşılıklı oyun dışında skora ciddi etki edecek şeyler olmazsa mutlak 3 puan almalıyız, eğer alamazsak ve yine karamsarca maçı yorumlarsak Şifo'da artık diğer takımlardaki teknik adam değişikliklerini takip etmeli, göz kırpmalı vs. Ben iki haftalık görüntüden hiç memnun olmadım ama Cavcav galiba benim gibi değil ki hala bir değişiklik yok. 3 puan hem Şifo için hem bizim için çok önemli artık.

Çevrimdışı Baki Sinoplu

  • İleti: 531
  • Adı Soyadı: bakisinoplu
Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #8 : 23 Eylül 2015, 10:57:23 »
ilk yarıda iyi oynadık golü de bulduk. ikinci yarıda rakibin bastırcagı belliyken bu baskıyı bir şekilde kıracak hamleler yapmamız gerekirken yılmazın da belirttiği gibi yanlış tercihlerle iyice gömüldük. bu oyun tarzıyla bir şekilde gol yiyecegimiz belliydi zaten ve sonuçta da yedik. geçen hafta bursa maçında aleyhimize verilen ve bu hafta lehimize verilmeyen penaltı pozisyonlarını art arda izleyen ortalama zekaya sahip herkes net bir şekilde emek hırsızlıgı yapıldıgını görebilirdi. maalesef üstün zekalı yorumcularımızın hiçbiri bunları dile getiremedi. onların da hırsızlardan farkı yok.
şenol için ayrı bir paragraf açmakta yarar görüyorum. kendisi ben çocukken kalede oynadığımda benim için idol olan birisiydi. top kurtarınca şenoool diye bağırırdım. daha sonraki hocalık yıllarında da hep iyi bir duruş sergiledi. son yıllarda anlaşılan beyefendiliğin para etmediğini anlayarak o da çirkefliği seçti. geçen seneki bursa ve bu seneki beşiktaştaki halini gördükçe kendisinden iğreniyorum. devam et bu şekilde bu memlekette çok ekmek yersin.

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 5. Hafta / Gençlerbirliği - Beşiktaş
« Yanıtla #9 : 28 Eylül 2015, 10:58:38 »
takım olarak çift karakterli bir oyun sergilediğimiz bu müsabakada ilk yarıda farka gidebilecekken ikinci yarıda beraberlik kaçınılmaz oldu. ilk yarıda rakibe tek bir pozisyon bile vermeyen, ara paslarını, oyun daraltmayı, şutları gayet başarılı bir şekilde yapan takımımız, ikinci yarıda İrfan-Panos ve Berat-Stancu değişikliği ve oyunu kendi sahasında kabul eden görüntüsüyle beraberliğe razı oldu.
ilk olarak ilk yarıdan başlayacak olursak, ilk yarı da bir anadolu takımı olarak bu istanbul takımı karşısında yapmamız gerek herşeyi yaptık. irfan'ın ara pasları çok iyiydi ancak Campos yaklaşık 3 tane ara pasını ezmese fark kaçınılmaz olurdu. çektiğimiz isabetli şutlar ve bindirmelerin sonucunda Beşiktaşı kendi kalesine gol atmaya mejbur ettik.Stancu'nun iki tane net şutu var ki ikisini de kaleci zor çıkardı. rakibin ilk 15 dk da ki baskısını kırıp oyunu lehimize çevirmeyi bildik ve akabinde de zaten gol geldi.
ancak ikinci yarı da ki oyunumuz geriye yaslanarak tamamen oyunu kendi sahamızda kabul etmemiz ve gelecek golle beraberliğe razı olan bir takım görüntüsü verdi ki , Mehmet Özdilek'in  "beşiktaş bizi buna zorladı" demecine katılmıyorum. evet Bjk bizden çok çok iyi bir takım ama takımda tek pas yapan ve topu ayağında soğuk kanlı bir şekilde tutabilen İrfan'ı çıkarıp yerine Panos'u alması, sahada bile var olması yeten Stancu'yu alıp ayağında top bile tutamayan Berat'ı oyuna alması aslında teslim olma işini bizim kendimizin yapmış olduğunu gözler önüne seriyor.
eğer İrfan'ı oyunun kızıştığı, İrfan'ın da biraz kontrolü kaybettiği ve ikinci sarıyı görmemesi gerekçesiyle aldıysa buna bir itirazım yok ama bunun dışında ki hiç bir bahane 2. ve 3. bölge de ayağında top tutabilen ve sayısız ara pası atabilen bir oyuncunun oyundan alınmasını mazur kılamaz.
Gelelim yediğimiz gole. 1. bölge de kendi mevkisi olan sağ açık da gökhan töre ve türevlerini başarılı bir şekilde durdurmuş olna Ahmet Oğuz'u tekrardan kutluyorum. bu maçta ki emeği ve döktüğü ter yadsınamaz ancak yediğimiz golde de Uğur ile birlikte ortak bir çalışma yaparak çok basit bir gol yememize sebebiyet vermiş oyuncudur kendisi. hadi Uğur yapılan ortayı engelleyemedi diyelim, peki ya Ahmet Oğuz neredeydi ! ? yaklaşık olarak 10 metre koşu yapmış , defansın arasına sızmış , Ahmetin yanından elini kolunu sallayarak geçmiş ve hatta bu da yetmeyerek elini kolunu kaldırarak orta isteyen gökhan töreyi nasıl gözden kaçırabiliyor anlayamıyorum. çünü yanında ,sağında, solunda hiç bir rakip yok ve senin tek yapman gereken arkadan gelen oyuncu olup olmadığını kontrol etmek ! töre'yi çok geç gördü , koştu ancak iş işten geçmiş oldu ! rakip resmen " göstere göstere" derler ya , işte öyle bir gol attı.
Hopf kalesinde çok başarılıydı, 3-4 tane net pozisyon çıkardı, eğer onun yerine kalede ferhat olsaydı herhalde 3-1 yenilmiş olurduk. uğur bu yıl biraz performans gösterdi ancak istikrarlı şekilde yine pozisyonları ve verilen şansları tepmeye devam ediyor. Ahmet - kulusiç ikilisi iyi tuttu yine ve güven veren bir tablo ortaya koydu ancak sağ ve sol beklerimiz malesef hücum anlamında çok zayıf ve bunun ceremesini de bu yıl fazlasıyla çekecek gibiyiz.
son olarak bütün eleştirilerim, kınamalarım basiretsiz, korkak ve yanlı olduğunu düşündüğüm Aydınus'a dır. hakem gözlemcisi bu adama 7.9 puan verdi bu maç sonunda ki 7.9 (bilenler bilir) hakemler için en düşük notlardan biridir ve notun yanına da ek not olarak (Gomeze yaptığı hareket sonrasında kırmızı kart vermediği için) gibi bir yazı yazdı. bütün futbol camiası yapılan hareketi "bir değil iki kırmızı kart" olarak değerlendirirken , gözlemci sırf bu yanlış değerlendirme yüzünden düşük not verirken ve hakem kampında özellikle hakemlere bu gibi pozisyonlarda "kırmızı kartı çıkarın" talimatı verilmişken Aydınus denen bu futbol katili hangi akla hizmet böyle bir kararı verebildi, anlamak mümkün değil. çifte standartın ve haksızlığın en yoğun olduğu bu karşılaşma bir ilk değildi ancak son da olmayacak. gomez atılsaydı 54 de, maçı kazanmamız içten bile değildi. bu maçla beraber bariz  hakemlerin kurbanı olduğumuz 4. hafta oldu bu. artık klübün buna bir dur demesi gerekiyor yoksa zaten kadro derinliğimizin olmadığı ve hatta kadromuzun vasat olduğu ve iyi bir performans sergileyemediğimiz bu yılda küme düşmemiz an meselesidir.
bütün her şeye rağmen ilk yarıda ki harika futbol ve alınan sonuç için Mehmet hoca ve takımımızı tebrik ediyorum...
« Son Düzenleme: 28 Eylül 2015, 14:20:46 Gönderen: Vakur Gök »