19 Ekim 2019, 23:36:01

Gönderen Konu: Basından Haberler  (Okunma sayısı 90716 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

enderbediz

Basından Haberler
« : 27 Aralık 2011, 19:25:48 »
Gençlerbirliğimiz ile ilgili konu açılma değeri olmayan haberleri burada duyuralım..

Çevrimdışı Osman Akpınar

  • İleti: 555
  • Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM
    • Centilmen Taraftarın Sitesi
  • Adı Soyadı: Osman Akpınar
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #1 : 01 Ocak 2012, 02:25:14 »
CAVCAV'IN YENİ YILDIZI ÇİÇEK...

Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, Premier League ekiplerinden Sunderland ve Mancester City'nin de istediği genç futbolcu Atabey Çiçek'i profesyonel yaparak, A takımla Antalya'ya kampa gönderdi.

Gençlerbirliği'nin altyapısında yetişen ve 10 yıldır kırmızı-siyahlı takımın çeşitli yaş gruplarındaki takımlarda forma giyen Atabey'in ''Beştepe'' macerası, aslında doğduğu gün başladı.

Beştepe'de bulunan Fatih Hastanesi'nde dünyaya gelen Atabey'in, aynı semte yolu 7 yıl sonra bu kez ''top peşinde koşmak'' için düştü.

Kırmızı-siyahlı takımın altyapısında oynayan ağabeyi Cansın Çiçek'in Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'ndeki antrenmanlarını kaçırmayan Atabey, bir deplasman maçında da Cansın ile birlikte takımın kamp yaptığı otelde aynı yatağı paylaştı.

Yaş grubunda futbol okulunun açılmasının ardından babası Remzi Çiçek tarafından Gençlerbirliği futbol okuluna kaydettirilen Atabey'in futbolunu geliştirmesinde, altyapı antrenörleri Cemalettin Sakallıoğlu, Veyis Kamber ve Necati Dedekargınoğlu ile birlikte ağabeyi Cansın'ın da katkısı oldu.

Stoper mevkisinde oynayan ağabeyinin uyarılarıyla kendisini geliştiren Atabey, 17 Yaş Altı Milli Takımı formasıyla gösterdiği performans ve özel maçta Belçika'ya attığı 2 golün ardından, Premier League ekiplerinden Sunderland ve Mancester City'nin dikkatini çekti. İngiliz ekipleri tarafından kulübe gönderilen yazıyla transfer şartları sorulan Atabey ile Türkiye'den de Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'ın ilgilenmesi üzerine İlhan Cavcav, genç futbolcuyu profesyonel yaparak, (A) takımla birlikte Antalya'ya kampa gönderdi.

Atabey Çiçek, Gençlerbirliği'nde mutlu olduğunu ve takımına hizmet vermek istediğini söyledi.

Yurt dışından Manchester City ve Sunderland, yurt içinden de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi takımlardan transfer teklifi aldığını, ancak ''gözlerini açtığı'' Beştepe'den ve arkadaşlarından ayrılmak istemediği dile getiren Atabey, ''Ayrıca Gençlerbirliği Kulübü ve beni bu duruma getiren hocalarımın üzerimde emeğinin çok olması nedeniyle kulübüme hizmet vermek istedim'' dedi.

İngiliz ekipleri ve ''3 büyüklerin'' kendisini transfer etmek istemesindeki nedenleri kendince, ''görevimi iyi yapıyorum'', ''sahada gereksiz işlerle uğraşmıyorum'', ''iki ayağımı da kullanabiliyorum'', ''boyum uzun'' şeklinde sıralayan genç futbolcu, henüz erken olmasını düşünmesine karşın, ilerleyen zamanlarda İspanya'da Atletico Madrid ya da Real Madrid formalarını giymeyi hayal ediyor.

Atabey, kendisine Chealse'de oynayan Fernando Torres ve Manchester City forması giyen Dzeko'yu örnek alıyor.

 

ANNESİNİN GÖZÜNDE HALA ÇOCUK

Atabey'in yurt dışından gelen teklifleri kabul etmemesine sevinen annesi Saadet Çiçek, ''Türkiye'de kalmasından yanaydım, çünkü o benim gözümde hala çocuk ve gözümüzün önünde olmasını isterim'' diye konuştu.

Yetiştiği takım için emek vermesini ve takımına bir şeyler kazandırmasını istediğini söylenen anne Çiçek, ''Onun için de bizim için de burada kalması hayırlı oldu. Oğluma güvenim tam'' ifadelerini kullandı.

 

GÖZLERİNİ 50 METRE ÖTEDE AÇTI

Atabey'in babası Remzi Çiçek ise Atabey'in gözlerini tesislerden sadece 50 metre uzaklıktaki Fatih Hastanesi'nde açtığını belirtti.

Oğlunun Gençlerbirliği Spor Kulübü'nden aldığı eğitimin hem sporda, hem de normal hayatta başarılar sağlamasına yardımcı olduğunu savunan baba Çiçek, Atabey'in Türkiye'ye ve Türk futboluna faydası olan bir futbolcu olması istediğini dile getirdi.

 

AĞABEY CANSIN: SÖZÜMÜ DİNLER

Atabey ile iyi anlaştıklarını söyleyen Cansın Çiçek de ''Sözümü dinler. Küçükken biraz pataklasam da birbirimizi severiz, sayarız'' şeklinde konuştu.

Cansın, kardeşinin performansı için ise ''Atabey, 10 yıllık çalışmamızın eseri. Ona yol gösterdim. Saha içinde, saha dışında neler yapması, neler yapmaması gerektiğini öğretmeye çalıştım. Zaten kendi arzu ve isteği de olunca, iyi yerlere geldi'' dedi.

 

TARIK DAŞGÜN: TECRÜBELERİMİZİ AKTARACAĞIZ

Bir dönem Fenerbahçe forması da giyen Hacettepe Teknik Direktörü Tarık Daşgün, genç futbolculara tecrübelerini aktararak, doğru tercih yapmalarında yardımcı olduklarını dile getirdi.

Cansın gibi Atabey'in de kendisinin öğrencisi olduğunu ifade eden Daşgün, ''Atabey, Gençlerbirliği Kulübü'nün evladıdır, burada kalmıştır ve daha gidecek çok yolu vardır. Buradaki misyonunu tamamlandığında zaten Atabey'i kimse tutamaz. Ondan önce abisi Cansın var. Yani eğer katedilecek bir yol varsa, Cansın bu yolda daha çok yol katetti. Atabey daha bu işin başında. İnanıyorum ki, Atabey'den önce Cansın Türk futbol piyasasına çıkacaktır. Çünkü Atabey, abisinin yolunda gelen bir oyuncu. Tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim; önemli olan Atabey ya da Cansın gibi yıldız adayı oyuncuların kulüplerinden ayrıldıktan sonra doğru tercihleri yapmalarıdır. Hatalı tercihler ve bazı 'oyunlarla' farklı yerlere yönlendirilmeleri, hem psikolojilerini bozar, hem de kariyerlerinin engellenmesine sebep olur. Bu aşamalarda bizler tecrübelerimizle onlara yol göstermeliyiz'' dedi.

 

HOCALARI DA MUTLU

Atabey'in altyapı hocalarından Veyis Kamber, Atabey'i 7-8 yıldan beri tanıdığını ve her Gençlerbirliği sporcusu gibi kaliteli, düzgün ve dürüst bir davranış sergilediği için kendisini kutladığını belirtirken, Necati Dedekargınoğlu ise ''Atabey, 6 yaşından itibaren ağabeyinin yanında bir şeyler öğrenerek bugünlere geldi. Altyapıda yetişen Soner, Özkan, Ramazan ve Atabey gibi oyuncularımızı daha iyi yerlerde görmek istiyoruz'' diye konuştu.

Beştepe'de 17 yıldır görev aldığını kaydeden Dedekargınoğlu, ''Burada hiç değişmeyen sürekli bir sistem var. En önemli sırrımız da devamlılık. Çünkü biz altyapı hocalarını hiç değiştirmedik neredeyse. Buradaki futbolcuları çocukluğundan beri tanıyorum. Atabey, Berat ve Ahmet Çalık'ın bu sene (A) takıma katılmasıyla meyvelerimizi toplamaya başladık. Umarım, önümüzdeki zamanlarda (A) takıma daha fazla oyuncu göndeririz. Çünkü bu oyuncular, altyapımızda yetiştiği için (A) takıma çıktıklarında fazla para istemez, yürekleriyle oynarlar. Bu yüzden de altyapıya önem veren bir kulübüz'' diyerek sözlerini tamamladı.
kaynak:klasspor
Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM

Çevrimdışı Osman Akpınar

  • İleti: 555
  • Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM
    • Centilmen Taraftarın Sitesi
  • Adı Soyadı: Osman Akpınar
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #2 : 01 Ocak 2012, 17:33:14 »
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Gençlerbirliğine^de ceza verdi 10.000 tl para cezası verilmiş
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), ilk devre kulüplere 4 milyon 340 bin 800 lira para cezası uygularken, en çok para cezası 400 bin lira ile Fenerbahçe'ye verildi.

1 Eylül 2011 tarihinden itibaren yapılan kurul toplantılarında, kulüplere ve kulüp yöneticilerine bugüne dek, 4 milyon 340 bin 800 lira para cezası verildi.

ALEX'TEN TRABZONSPOR'A

Kulüplerden en çok para cezası alan, 400 bin lira ile Fenerbahçe olurken, sarı-lacivertli kulübü 392 bin 500 lira ile Beşiktaş, 307 bin 500 lira ile Trabzonspor izledi. Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden tüm kulüpler PFDK'dan ceza alırken, en az para cezası 10 bin lira ile Gençlerbirliği ve 11 bin lira ile Manisaspor'a verildi.

Spor Toto Süper Lig'de kulüplere ilk devre verilen para cezaları şöyle:

Kulüp Para cezası
Fenerbahçe 400.000
Beşiktaş 392.500
Trabzonspor 307.500
Sivasspor 245.000
Bursaspor 260.000
Ankaragücü 183.750
Galatasaray 156.250
Gaziantepspor 140.000
Orduspor 120.000
Kardemir Karabükspor 88.750
Eskişehirspor 61.000
Mersin İdmanyurdu 60.000
İstanbul B.B. 50.000
Samsunspor 43.750
M.P. Antalyaspor 30.000
Kayserispor 25.000
Manisaspor 11.000
Gençlerbirliği 10.000

Yöneticilere de ceza

Kurul, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Trabzonspor yöneticileri Tuncay Bekiroğlu, Hasan Yener, Fenerbahçe Kulübü yöneticisi Ali Koç, Eskişehirspor yöneticisi Zafer Tüzün'e 15 bin, Ankaragücü yöneticisi Abdullah Karata ve Beşiktaş Kulübü idari sorumlusu Tuncay Yanık'a 20 bin lira para cezası verdi.

Alt ligler

Kurul, Bank Asya 1. Lig, Spor Toto 2. ve 3. liglerde mücadele eden çok sayıda kulübe de toplam 1 milyon 641 bin 300 lira para cezası uyguladı. Bank Asya 1. Lig'de en çok para cezası uygulanan kulüp 109 bin lira ile Kartalspor oldu.
Diğer yandan Tahkim Kurulu, Beşiktaş'a verilen para cezalarından 17 bin 500 liralık bölümünü indirirken, Fenerbahçe yöneticisi Ali Koç'a verdiği 15 bin lira para cezasını kaldırdı.

Kaynak : http://www.spor3.com/en-cok-ceza-fenerbahceye-1135290h.htm#ixzz1iDlpN9JS
« Son Düzenleme: 01 Ocak 2012, 17:34:58 Gönderen: Osman Akpınar »
Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM

Çevrimdışı Osman Akpınar

  • İleti: 555
  • Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM
    • Centilmen Taraftarın Sitesi
  • Adı Soyadı: Osman Akpınar
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #3 : 02 Ocak 2012, 13:11:39 »
Çapa, “Takım ruhu devamlılıktan geçer”

Teknik Direktörümüz Fuat Çapa, 2011 – 2012 sezonunun ilk yarı değerlendirmesinde bulundu. Çapa’nın yaptığı değerlendirme şöyle:
“Teknik adamlar hangi kulüpte çalışırlarsa çalışsınlar ilk yıllarında kendilerinden önce kurulmuş bir kadroyla çalışmak zorunda kalır. İşe yeni başlayan bir teknik adam mevcut kadroyu baştanbaşa yenileyemez. Açıkçası böyle bir yola gidip, tamamıyla yeni bir takım oluşturmak da doğru değil. Futbol kulüplerinde takım ruhunun oluşması için kadroda devamlılık esastır.
Sezon başında göreve başladığımda benden önce oluşturulmuş, oluşmuş bir kadro vardı. Mevcut kadroya kulübün yaptığı takviyeler de çoğunlukla genç isimlerle sınırlı kaldı. Ümit milli oyuncularımız Sakıp, Ferhat, Özgür bir başka takımdan gelmişlerdi. Onlarla beraber kadromuza katılan Aytaç’ın da Süper Lig tecrübesi yoktu. Süper Lig tecrübesine sahip iki transferimiz oldu: Herve Tum ve Mehmet Sedef. Ancak takımdan ayrılanlar (Orhan Şam, Murat Kalkan, M.Pektemek, Jedinak, Serdar Kulbilge) düşünüldüğünde lige başlarken kadrosundan önemli oyuncularını kaybeden bir takım gibi göründük.
Futbolun bir takım oyunu olduğunu gerçeğini göz önüne aldığınızda tek tek isimler düzeyinde transferle ilgilenmemelisiniz. Biz de öyle yaptık. Öncelikli hedefimiz takım oyunu oynamayı her şeyden daha fazla önemseyen bir ekip oluşturmaktı. Yeni transferlerimiz de kadromuzun içinden olacaktı. Takım olmak konusunda neler yapabileceğimiz Yüksek Hızlı Tren turnuvasında gördük. Özellikle bu turnuvada oynadığımız Eskişehir maçı teknik ekip olarak bizi çok mutlu etti. Turnuvada ikinci maçta çok pozisyon versek de oyunun yönünü sürekli değiştirmekteki becerimiz bizi umutlandırdı.
Ancak sezonun ilk resmi maçında iyi bir sonuç alamadık.
Samsun maçının özellikle ilk 30 dakikası bizim açımızdan tam bir hayal kırıklığıydı. Gerçi kadromuzda eksik futbolcularımız çoktu. Curri sakat, Tum cezalıydı. Azofeifa milli takımdan geç dönmüş, Zec ve Mununga henüz dönmemişti. Bu eksiklikler alternatiflerimizi azaltmıştı. Ancak maçı izleyenler de hatırlar. Bu maçı 3-3 bitirme şansımız vardı. Takım 3-0 gibi net bir skora rağmen ikinci yarı olumlu bir oyun ortaya koydu. Ama bunu skora yansıtamadık. Bu maçtan hemen sonra futbol yorumcuları da bizi ligin en zayıf halkası olarak gösterip sanırım erken ve yanlış bir karara vardılar.
İkinci deplasmanımız Eskişehir’deydi. Bu maçta sonra twitter hesabıma mesaj atan Eskişehirliler beni takımımızın oynadığı futboldan dolayı çok sert eleştirdiler. Ben futbolun bir seyir oyunu olduğunu savunurum. Ama profesyoneliz. Bu maçta elimizdeki kadro bize farklı bir oyun ortaya koyma şansı vermedi. Takımımsa taktik disiplini açısından bana göre çok iyi bir performans koydu ortaya. Futbolda düşündüklerini uygulayabildiğin oranda başarılısın. Yenilmemeyi düşündük Eskişehir’de. Öyle de oldu. Yine de futbolu sevenlerden özür dilerim.
Bizim için önemli maçlardan birisi ilk yarısı 0-2 biten Beşiktaş maçıydı. O maçtan önce basın mensuplarına favorilerin maçtan önce sürprizlerin de maçtan sonra konuşulduğunu söyledim.  O gün emeklerimizin karşılığını aldığımız için çok sevindim. Farklı yenildiğimiz Bursa maçının son 30 dakikası hariç iyi oynadık. Yine Antep’te ve Mersin’de aldığımız mağlubiyetleri hak ettiğimizi hiç düşünmedim.
Fikstür bizim açımızdan ilk yarının ortasında dezavantajlı görünüyordu. İstanbul takımları ve Trabzonspor’la arka arkaya maçlar yapacaktık. Ben bu tür maçlarda bizim gibi takımların motivasyon anlamında daha şanslı olduğunu söylerim. Futbolcuya sadece taktik tavsiyelerde bulunursunuz bu tür maçlarda. O kendiliğinden motive olmuştur. Sanırım fikstürün sayesinde futbolcularımız takım olarak yapabileceklerinin farkına vardılar. Son dört maçta ise ilginç bir durum çıktı ortaya. Oynadığımız bütün takımlar puanlarına baktığınızda doğal rakibimizdi. Rakibimizi yenersek puan sıralamasında üzerine çıkacaktık. Öyle de oldu. Son maça kadar maçlarda bir iddia ortaya çıktı. Bu açıdan şanslıydık.
Yaptığımız her maça biz teknik ekibe ve futbolcularımıza bir şeyler kattı. Lige başlarken bize dezavantaj gibi görünen zorluklar artık bir avantaj gibi. Kadromuzda baktığınızda adeta her üyesi birden fazla enstrüman çalabilen orkestralara benziyoruz. Aslında bir orta saha oyuncusu olan Cem Can sağ bekte de güven veriyor. Mehmet Sedef, baktığınızda orta saha oyuncusu. Ama defansın sağında da solunda oynar. Curri, stoper ama son maçlarda ön libero mevkisinde iyi oynadı. Soner’i Fenerbahçe maçının ikinci yarısında orta sahanın solunda oynattık, sırıtmadı. Azofeifa hem ortada, hem defansın önünde hem forvetin arkasında oynadı. Özgür yine stoper- ön libero oynayabilir. Yasin forvet arkasında, solda. Baktığınızda artık kenardan oyuncu almadan sahanın içinde de değişiklikler yapabilecek hale geldik. Yeni transferimiz Ergün Teber bu yüzden tek bir transfer değil bizim için. Belki bir kişi ama alternatiflerimizi çoğaltacak. Belki bir belki iki transferle sezonun ikinci yarısında iddialı bir takım haline gelebiliriz. Şu an yakaladığımız takım ruhunu bozmayan, takıma katkı yapacak transferler olacak bunlar.
Benim bir teknik adam olarak takımıma bir oyun karakteri kazandırmak gibi bir hedefim var. Skor ne olursa olsun paniğe kapılmayan bir takım kurmaya çalışıyoruz. Son üç maçımızı izleyenler bu konuda belli bir seviyeye geldiğimizin farkındadır. Özellikle 4-0’lık İBB Spor karşılaşmasında çok başarılı bir oyun ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Takım gibi oynayan bir takım yaratmak bir diğer hedefimiz. Manisa maçı buna örnek olabilir. Coşkulu oynayan bir takım olmak bir başka isteğimiz. Ligin diğer ekiplerine baktığınızda bizim onlardan farkımız rakiplerimize göre değişmeyen bir oyun planımızın olması. Şimdiye kadar kolektif olarak iyi savunma yapmayı başardığımızı düşünüyorum. Ancak savunma yaparken yardımlaşmak, savunma yaparken takım olmak daha kolay. Hücuma çıkarken de aynı şekilde takım olabilmek için daha çok çalışmamız gerekiyor. İBB maçında attığımız ikinci gol ne demek istediğimi daha iyi açıklar. Nasıl savunmaya en uçtan, Tum’dan başlıyorsak, hücuma da en geriden, Ramazan’dan, Soner’den, Aykut’tan, Ante’den başlamalı ve oyun içinde sık sık topu sağdan sola, soldan sağa aktarmalıyız. Özellikle son üç maçta, topu kazandıktan sonra oyuncularımızın sahanın neresinde olursa olsun, topu olumlu kullanmaya çalışması ve bunda başarılı olması bizi bu hedefimiz açısından da ümitlendiriyor.
Tamamlamadan ikinci yarı öncesi transfer çalışmalarımıza değinmek gerekiyor. Sezon başlarken aramızda görmek istediğimiz Ergün Teber’i kadromuzda kattık. Ergün’ün transferi bize saha içinde bir çok alternatif yaratacak. Beşiktaş’tan gelen Onur, MKE Ankaragücü’nden serbest kalıp bize katılan Murat Duruer… Onur, benim beğendiğim genç bir oyuncu. Ama bu transferde iki kulüp arasındaki ilişkilerin motive edici tarafını göz ardı edemeyiz. Murat Duruer, MKE Ankaragücü’nün malum koşulları yüzünden serbest kaldı. Elbette MKE Ankaragücü’nün şu anki durumu bizi de üzüyor. Ancak futbolcuları da düşünmeliyiz. Murat Duruer’e gelirsek. Her teknik adamın kadrosunda görmek isteyebileceği bir isim. Umarım bu yeni arkadaşlar kısa sürede bizim çalışma sistemimize uyum sağlar ve takım açısından verimli olur. Daha önce de söyledim, yazıldı. Bizim yarın hangi antrenmanı yapacağımız üç ay önceden belirlendi. Antrenman bir yatırımdır. Aldığımız sonuçlara baktığınızda antrenmanlarımızın karşılığını her geçen hafta daha iyi aldığımızı görebilirsiniz.
Futbolda başarılı olmak için önce takım olmak zorundasınız. Sahanın içinde veya dışında, Gençlerbirliği, uzun vadede Türkiye’nin geleceği en parlak kulüplerinden birisi olacak, bu kesin. Bizim isteğimizse, bu başarıya katkı sunmak. Bizden başarı bekleyenleri üzmemekse en büyük dileğim.”
kaynak:gençlerbirliği resmi web sitesi
Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM

Çevrimdışı Mesut Yıldırım

  • İleti: 15
  • Adı Soyadı: meust yıldırım
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #4 : 02 Ocak 2012, 16:37:43 »
Ersen Martin gençlerde
kaynak trtspor

Çevrimdışı Osman Dursun

  • İleti: 538
  • Adı Soyadı: Osman Dursun
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #5 : 02 Ocak 2012, 16:57:18 »
http://www.trtspor.com.tr/Haber.aspx?Id=7430

Fuat Hoca nın bir bildiği vardır diyelim, avunalım, hayırlı olsun.
Bağımsız GeNçLeRbİrLiĞi !

Çevrimdışı İlkay Sofiyar

  • İleti: 978
  • Adı Soyadı: ilkay sofiyar
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #6 : 02 Ocak 2012, 18:20:50 »
hayırlı olsun diyeceğim ama ...
« Son Düzenleme: 02 Ocak 2012, 18:21:20 Gönderen: İlkay Sofiyar »
Kırmızı Kara Burası Ankara

wayelemzed

Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #7 : 02 Ocak 2012, 18:37:39 »
Nerede geçmişi karanlık, sicili bozuk adam varsa topluyoruz. Ersen Martin'e ne gerek vardı durduk yere ? Santrafor denilen şey veteranlıktan mı geçiyor bizim kulüpte nerede emekliliği için gün sayan adam varsa alıyoruz. Şu adamları duyunca içimde hiç istek kalmıyor nedense, madem transfer yapamayacaksın hiç yapmayın. Yani eldekilerle yetinelim, olmazsa alt yapıya gidelim. Ne gibi bir katkısı olacak şimdi Ersen'in bize, Tüm'le aynı anda oynama hakları olsa bir adam yerine anca bir santrafor verimi verecek nitelikle ikili. Çok gereksiz ve amacı olmayan bir transfer daha diğer 2 transferde olduğu gibi. Bu senede bir halt olmaz bizim takımdan.

sener köseoglu

Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #8 : 02 Ocak 2012, 18:51:31 »
Sezon başı bütün transferlere ve hocaya hatırı sayılır şekildi kızıp eleştirmiştim..hocada isimlere takılmayın dedi devamlı..dedigide çıktı başarılı oldu..bu yüzden normalde hiç kabul edilmeyecek ersen transferinde biraz da sabırlı olup bu sefer bekleyip sonra konuşmayı tercih edecegim.umarım takım uyumunu bozmaz..hiç yapılmasa daha iyi olurdu bekleyip görelim..

Çevrimdışı İlkay Sofiyar

  • İleti: 978
  • Adı Soyadı: ilkay sofiyar
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #9 : 02 Ocak 2012, 19:49:15 »
çok kaliteli !!! bir santrafor aldık hayırlısı olsun. İnşallah beni Tum gibi yanıltır
« Son Düzenleme: 02 Ocak 2012, 19:51:09 Gönderen: İlkay Sofiyar »
Kırmızı Kara Burası Ankara

Çevrimdışı Osman Akpınar

  • İleti: 555
  • Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM
    • Centilmen Taraftarın Sitesi
  • Adı Soyadı: Osman Akpınar
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #10 : 02 Ocak 2012, 20:14:08 »
HGayırlı uğurlu olsun Martin süper lig'te oynadığı zamanlarda iyi bir performans çizdiğini biliyorum.Camiamızda de iyi bir futbolcu olur inş.
Her Zaman Her Yerde HAYDİGENÇLER.COM

Çevrimdışı Baki Sinoplu

  • İleti: 531
  • Adı Soyadı: bakisinoplu
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #11 : 02 Ocak 2012, 20:32:40 »
tum için bir çuval laf ettim dediklerimin hepsini yutmak zorunda kaldım bu yüzden bu sefer olumsuz konuşmayacagım. hadi hayırlısı bakalım.

Çevrimdışı Cem Özgüneş

  • İleti: 1422
  • Adı Soyadı: cem özgüneş
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #12 : 02 Ocak 2012, 21:02:37 »
Ergünü bu sene ki performansından muratı da kumaşını bildiğimden dolayı bi nebze kabul ederim ama ersen martin bence bardağı taşırır yani sırf fuat çapa istiyor bi bildiği vardır diyip kendimi avutamam çünkü ersen martini biliyorum çok ama çok yanlış bir transfer..

henrique hamdi salihi gibi isimler geçerken transferde ersen martin..
büyük ihtimal cavcav amca yine para harcamak istemedi transfere yaptığımız 4 transferde bedava hayırlısı bakalım çok iyi bir forvetle play-off un garanti olucağını söylüyordu ne yazık ki iyi bir forvet alamadık bakalım sene sonunda konumumuz nasıl olacak..

uzun lafın kısası çok ama çok yanlış transfer yaptık bu transfer ne yazık ki fuat çapaya güvenemiyorum kimse kusura bakmasın şuan tek umudum var o da ermin zecin aklını başına toplayıp sürekli forma giymesi ve goller atması ersenden ancak bu şekilde kurtulabiliriz..

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #13 : 02 Ocak 2012, 21:13:42 »
Eğer Ersen Martin-Tum ikili forvet olacaksa büyük ihtimal Tum poacher oynayacak. Türkçesi, Mustafa Pektemek tarzı. Yanında pivot forvet olarak Ersen görev alır. Bu Tum'un da verimini düşüreceği gibi Ersen Martin'in "al da at" demediğimiz sürece gol atacak bir pivottan öteye gidemeyeceğini düşünüyorum bu saatten sonra.

En kötü günündeki Oktay'ı forvette Tum'un yanına koysak yine iş yapar. Zec de öyle. Fuat Hoca'nın bir bildiği vardır diyemeyeceğim bu sefer ben de. Tum'la ikili oynatılmaz, Tum'un yerine hiç oynatılmaz. Yorum yok.

Not: Tum için içimde az bir ümit vardı çünkü İBB'den geldiğinde başarılı bir performansla geldi ama yaşından dolayı çok korkuyordum. Yaş problemini takımın gençliği düzeltti diye düşünüyorum. Ancak Ersen Martin hem futbol karakteri olarak hem de golcü yapısı olarak bizimkilerle anlaşacak kapasitede değil. En azından benim düşüncem bu yönde. Zaten Ersen Martin'in de mayası tutarsa artık herkes oynar bu takımda...

Yıllardır, en güzel yıllarımızda bile hiç hazır olarak iyi bir forvet getiremedik. Ya Afrika'dan ya da çeşitli kulüplerin altyapılarından 19-22 yaş arası gençleri topladık ya da 28-29 yaşlarından sonraki tecrübe statüsüne geçiş yapmış forvetlerle iş yürüttük. Tek istisna Kahe'ydi, o da kapasite bakımından Süper Lig'in üstünde bir oyuncu olduğu için bizi bir yere kadar taşıdı. Daha da iyisini getirebilmiş olsak ki getirebiliriz, tek başına bu ligde takım sırtlanabiliyorsa iyi bir oyuncuyla ve iyi olmaya başlamış bir takımla neler olabileceğini hayal edebiliyorum aşağı yukarı. Ancak Ersen Martin'le olmaz, olmaz olsun hatta.

Çevrimdışı M. Edip Erdoğan

  • İleti: 527
Ynt: Basından Haberler
« Yanıtla #14 : 02 Ocak 2012, 23:07:34 »
Bu Ersen Martin'de benim görmediğim bir yetenek var. Adam İspanya ligine bile gitti geldi Trabzonda oynadı. Elemanın yeteneğini bi ben farkedemedim.