22 Kasım 2019, 11:37:21

Gönderen Konu: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor  (Okunma sayısı 2822 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İlkay Sofiyar

  • İleti: 978
  • Adı Soyadı: ilkay sofiyar
1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« : 08 Ağustos 2015, 19:13:23 »
2015-2016 Sezonu
                                                           Spor Toto Süper Lig

                                                              1. Hafta Maçı





                                                                      Tarih : 17.08.2015
                                                                           Saat  : 22:00
                                                                                Pazartesi
                                                                           19 Mayıs Stadyumu
Kırmızı Kara Burası Ankara

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #1 : 09 Ağustos 2015, 11:31:41 »
Türkiye'nin başkentinde saat 23.00 da ulaşım bitiyor ve bu utanılacak durumda bile bazı şeyler buna göre organize edilmiyor,edilemiyor. Tff denilen kurum başkentte 23 de biten ulaşım ağına rağmen maçı önce 21.45 e ardından da dalga geçer gibi 22.00 a koyabiliyor. Tamam sıcak hatalardan dolayı böyle bir uygulamaya gidiyorsunuz ama ankara daki mevcut bu durumun bilgisinde sahip değil misiniz acaba ?
Bu konuyla ilgili kulüple de konuştum ve neden bir önlem alınmadığını sordum,aksi takdirde az olan seyircimizi de bulamayacaklarını, boş stada oynayacaklarını söyledim. Bu konuyla ilgili maçtan 1 hafta önce toplantı yapılacağını,tff ile görüşüleceğini ya da metro saatlerini ileri cektirtebileceklerini söylediler ama nedense hiç tatmin olamadım. Yapılacak şey çok basit. Iki tane saat var ,sadece gençlerbirliği nin maçlarını erken saat olan 20.00 a alacaklar. Ama bizim federasyondan böyle bir incelik beklemek saçma olur.

Çevrimdışı Osman Öztürk

  • İleti: 736
  • Adı Soyadı: Osman ÖZTÜRK
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #2 : 10 Ağustos 2015, 13:23:54 »
Kazanarak başlamak önemli, umarım öyle olur... Takım çok yeni, adaptasyon sürecini galibiyetle başlamak hızlandırabilir.

Takımın en önemli oyuncusu El Kabir... Adam kaldığı yerden devam ediyor. Kaçırdığı penaltı sadece şanssızlıktı.. Ahmet ÇALIK, Stancu ve El Kabir' e gözümüz gibi bakmalıyız..

 Yenilerden en büyük katkıyı Skaulson ve Spellman verecek gibi görünüyor. Skaulson tüm takımın yönetmeni olacak gibi.. Spelman da enerjisi ve driplinkleriyle takıma can suyu verecek.. Dimiatridisi de beğendim ben..  Soğukkanlı...

Hopf ilk maçında çok tedirgin göründü.. Özellikle topu oyuna sürerken çok bekliyor. Bunda takımın da payı vardı ama yine de çalışmalı Hopf bu konuya..

Herkesin dillendirdiği gibi; sağ bekte Ahmet OĞUZ la sezon tamamlanamaz gibi, sağ bek ve maestro ihtiyacımız var...


CAVCAV yine düşmeyecek bir takım oluşturmayı başarmış gibi :)  Avrupa Kupası hayallerimiz diğer Anadolu kulüplerinin performansına ve kritik haftalarda teknik direktörün fırsatlara bakış açısına bağlı...

Şehirde olursam, statta olmayı umuyorum o saatte; GENÇLERBİRLİĞİ' mize başarılı, adına ve tarihine yakışır bir sezon diliyorum.


 
« Son Düzenleme: 11 Ağustos 2015, 12:50:58 Gönderen: Osman Öztürk »
kadroda yıldızlar, önümüzde kupalar var sandın
oysa hep biz bizeydik oynuyorduk forma aşkına...

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #3 : 15 Ağustos 2015, 12:45:04 »
Tayfur Bingöl'ün de Alanyaspor'a kiralanmasından sonra Ahmet Oğuz'un sağ bekte tek isim olarak sezona gireceğimiz kesinleşmiş oldu. Artık kadroyu yazarken Ahmet'i herkesten önce yazacağız sanıyorum. Ahmet'e bir şey olması durumunda gerçekten ne yapacağımız meçhul. 2 tahminim var: birincisi Doğa Kaya'nın oraya çekilmesi, ikincisi de Walid Atta'nın o bölgede kullanılması. Bence ikisi de felaket alternatifler. Oyunculardan öte, bölgeye uyumlu karakterde olmayışları açısından.

Skor üretme ihtimalimiz İrfan'ın gününde oluşu veya Stancu ile El Kabir'in fırsatçılığına kalıyor gibi. Ekstra olarak da duran toplardan, taçtan veya frikikten direkt kaleye İrfan-Tomiç ikilisi gol için umutlarımız. Bu sezon ligin görece atladığı oyuncu kalitesi seviyesine göre son derece kısıtlı gol imkanlarıyla ve gol yememe ihtimali geçen sezona göre çok da aşılamamış bir halde yeni sezona başlıyoruz. Her yerinden tereddüt akıyor takımın resmen.

Tahmini ilk 11'imizi şu şekilde görüyorum:

Hopf

Ahmet Oğuz    Ahmet Çalık  Walid Atta   Latovlevici

Skulason      Dimitriadis

Spelmann    İrfan Can     Stancu

El Kabir

Üzüldüğüm bir başka nokta da bu kadronun alternatifi, bir oyuncuya bir şey olması durumunda oyuna girecek ismin de kesin ve yetersiz olması. Yani Uğur-Lato değişikliği, Doğa-Skulason/Dimitriadis değişikliği, Berat-Stancu/El Kabir değişikliği, Tomiç-İrfan Can değişikliği resmen bağırıyor kadronun durumuna göre. O yüzden maç içinde bir oyuncu kötü performans gösterdiğinde, zaten kısıtlı olan kulübeden gelen oyuncunun da bir şeyler yapma ihtimali rakibin bizim takımı tanımıyor oluşu kadar etkili olacak sadece.

Rizespor'un bize güzel bir deplasman sürprizi yapacağını düşünüyorum. Geçen sezona göre çok güç kaybedip çok da alternatif buldular. Hücum hatları bizim savunmayı dengesiz yakaladığı an kolaylıkla gole gidebilecek oyunculardan oluşuyor, bizim savunmanın da zaten dengesini kurmakta zorlanan bir hat olduğunu düşününce bu ihtimal gözümde kolayca belirebiliyor.

Maçı kazanmamızın -bu maç için- tek yolu Stancu ve El Kabir'in kaleyi sıkça yoklamasından geçecek tahminimce. Ne diyelim, başarılar.
« Son Düzenleme: 18 Ağustos 2015, 14:17:41 Gönderen: Zafer Cem Özcan »

mrthkc

Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #4 : 16 Ağustos 2015, 18:21:46 »
Daha sezon basindayiz ve Gencler disinda diger takimlarin durumlarini cok takip etmedim. Ama 4lu hucum hatti oldukca inatci geldi bana. Spellman'i sevdim, diger 3 futbolcuyu zaten biliyoruz. Rize cok buyuk bir asama kaydetmediyse alabiliriz maci gibi geliyor bana.

wayelemzed

Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #5 : 17 Ağustos 2015, 09:38:29 »
Cem'in yazmış olduğu kadronun %91'ine hem katılıyorum, hemde başka alternatif göremiyorum. Eğer ki şu an için Oğuz dışındaki oyuncularda herhangi bir problem yoksa kesinlikle sahaya çıkması gereken kadro bu şekilde olmalı ki Cem'de belirttiği üzere buram buram alternatif akan bir kadromuzda şu an için bulunmuyor. 25 kişi gözüken takım kadrosunda bana göre 14 yedeğin 10'u tamamen gereksiz isimlerden oluşmakta yani bu demek oluyor ki Baxter oyuncu değiştirme hazırlığında olduğunda tedirgin olunacak bir durum var ortada. Bana göre oynama kapasitesinde olan 4 yedek oyuncu Landel, Tomic ve Guido'dan oluşmakta, Doğa iki farklı skor üstünlüğü zamanı düşünülebilirken Taylan bana göre en umut verici genç konumunda. Şimdi burada %100 mecburiyetten oynatılması zorunlu gibi gözüken, içeriği bomboş bir Oğuz yerine kim oynamalı derseniz Landel oynasın ilk tercihim olur. Bu noktada tabiki ayrı bir sıkıntı verecektir takıma ama Oğuz'lada oynadığı dönem şöyle keyifli bir maç izlemişliğim hiç olmamasını geçtim aşırı sayıda fazlada hata gördüm. Oğuz'un oynatılmaması da net bir mesaj olarak gözükebilir. Tabi Oğuz sakatlansa yine büyük ihtimalle Halil İbrahim, Uğur gibi ters ayaklı birini düşünerek yama yapmaya çalışabilir Baxter (hocalar nedense radikal değişikliklere karşılar) ama çaresiz bir mevkimiz var. Yani o bakımdan BAL ligi ayarındaki oyuncuları oynatmak yerine ofansif oyuncu oynatmak daha mantıklı. Bir dipnot olarak çeşitli hilelerle üçüncü olduğumuz sezonda bizim savunma yine pertti bildiğimiz takımın en golcü ikinci ismini stopere çekiyorduk o da mecburiyettendi yine, esasen vardı bir genç yedekte ama ismen stoperdi, bizden sonrada BAL'a gitti o da galiba. Şimdiki durumda bundan pek farklı değil, iyi düşünmek gerekiyor koca sağ bek Oğuz gibi birine bırakılabilecek kadar önemsiz bir mevki mi?

Maç analizi genellikle sağ bek üzerine geçti ama diğer taraftan alternatif eksikliğide ciddi problemlerimiz arasında yer almakta. Yani iyi olan futbolcularımız hemde bonservissiz olarak neden gönderildi, şu tabloya bakıp yetkililer ne düşünüyor anlamak her zamanki gibi yine zor ama alıştık bu saçmalıklara, çözüm üretmemizi isteyip beyin jimnastiğine yönlendiriyorlar bizi. Maç skoru hakkında hiçbir fikrim yok, ben bu kadronun bu ligde çoğu takımı yenebileceğini düşünüyorum geçen sezon ki bölgesel anlamda güçlü duran kadromuz olmasada ama puan kayıplarımızın çoğunu kendi hatalarımızdan yaptığımız için yine kendimizde bitecek iş. Herkes ciddi hatalar yapmadan kendisi gibi oynarsa Kabir-Stancu-İrfan üçlüsü maçı almamıza yeter diye düşünmekteyim. Bakkal'daki kazanma azmi eksikliği Baxter'da yoksa ve takımı kazanmaya sevk edecek hamleler yaparsa belkide çok rahat kazanabiliriz. Maça gidemeyecek olmanın burukluğu ancak sezonun ilk maçı olması heyecanıyla umarım güzel oyunla skoru elde edebiliriz.

mrthkc

Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #6 : 17 Ağustos 2015, 11:10:42 »
Arkadaslar bu arada mac analizi olmayacak ama en uygun yer burasi oldugu icin yaziyorum. Passolig almayan arkadaslarla TV'den mac izleme etkinliklerimize devam edecegimizi konusmustuk.

Yeni Sedir'de izlemeye devem edebiliriz. Ben mac saatinden biraz once orada olacagim. Saat ulasim vs. olarak uygun olan ve uydurabilen arkadaslari beklerim. Gelin kaynatalim azicik.

Çevrimdışı Mert Çetinkaya

  • İleti: 401
  • Adı Soyadı: Mert Cetinkaya
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #7 : 17 Ağustos 2015, 12:44:52 »
Maç için bir ideal kadro da ben paylaşmak istedim.

Hopf

Ahmet Oğuz    Ahmet Çalık  Hikmet   Latovlevici

Skulason      Dimitriadis

El Kabir    İrfan Can   Guido 

               Stancu


Defans hattımız zayıf ve oturmamış bir görüntüde, gol yiyeceğimizi  ve eğer yediğimizden fazla atabilirsek de kazanacağımızı düşünüyorum

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #8 : 17 Ağustos 2015, 16:52:12 »
kadro %99 hopf(ferhat), ahmet oğuz, ahmet çalık, atta, latovlevici, skulasson,spelman, dmitriadis,irfan,el kabir, stancu şeklinde olacaktır.
kadroyu değerlendirecek olursak, yorum için biraz erken ama hopf çok iyi bir performans sergilemedi kupa maçında, topu oyuna sokmakta geç kalıyor ki bu da bizim hızlı (kontra) oyun anlayışımıza ters düşüyor. yan toplarda çok etkisiz ve motivasyon eksikliği hat safhada. ferhat'ın daha iyi olduğunu düşündürmeye başladı şimdiden bana ama umarım beni yanıltır.
ahmet oğuz geçen yıla göre daha iyi, daha hızlı, istekli ve mücadeleci. özellikle korneri andıran taç atışları mükemmel ki bize de kupa da o asisti gol getirdi. ancak daha da pişmesi lazım. çok sık pozisyon hatası yapıyor ve kendine güveni daha tam değil. ve işin trajik yanı alternatifi yok. bunun tek sorumlusu da ne yaptığını bilmeyen aciz yönetimdir. malesef şu an ahmet oğuz ile bu iş olmayacak gibi. hücumda da savunmada da çok etkisiz.
ahmet yılmaz hakkında zaten yorum yapmaya gerek yok diye düşünüyorum. kendisi Türkiye'nin en iyi stoperlerinden.
atta'yı beğendim. soğukkanlılığı, tecrübesi, gücü ve etkili kritik hamleleri çok iyi ancak zayıf yanı baskı anında bocalaması. umarım bunu da tecrübesiyle atlatabilir. bu yıl ilk 11 'in değişmezlerinden olacak gibi.
dimitriadis tabi ki Tosiç'i aratacak ancak hücumda istediğimiz ortaları bulmaya başladık gibi, sadece savunma yönü biraz zayıf kalıyor gibi.
skulasson da çok deneyimli ancak doğa kadar yıldırıcı ve sert değil, ön libero mevkisinin sadece oyuna topu sokma yönüyle daha çok ilgili gibi. biraz daha defans anlamında sert ve mücadeleci olması lazım. şimdilik kesinlikle Doğa'yı tercih ederim. ama bu Skulasson'un tabi ki kötü olduğu anlamına gelmiyor.
spelman da beni en çok etkileyen şey ise mücadeleci, baskıcı,presci ve pes etmeyen bir yapı da olması özellikleri oldu. bu yıl orta sahamız bu anlamda gossodan sonra çok büyük bir şey kaybetmedi gibi.
dmitriadis hakkında çok fazla birşey yazamayacağım. çok etkili bulmadım kendisini. malesef ki hala bir maestro bulabilmiş değiliz ve bu yıl da bu durum böyle gidecek gibi.
irfan geçen yıl da çok iyiydi ama bu yıl harika derecede. hem vücut hem de oyun olarak çok geliştirmiş kendisini. ara pasları daha bir harika, serbest vuruşları çok gelişmiş, topu ayağına mıknatıs gibi yapıştırması, driplingi, soğukkanlılığı ve özellikle özgüveni harika. inşallah bu yıl da sakatlıklar olmazsa kendisinden çok verim alacak gibiyiz.
Stancu hakkında da yoruma çok gerek yok. hiç birşey yapmadığı bir maçta bile futboldan anlayanlar nasıl katkısı olduğunu rahatlıkla görebilir. tam bir santrfor. tecrübesiyle, çapraz koşularıyla, oyunu açmasıyla saha da bile durması yeterli.
El kabir'in performansı da geçen yıl çok iyiydi ve bu yıl da kaldığı yerden devam ediyor. kanat ve forvet arkasının yanı sıra santrfor olarak görev yapabildiğini de tekrar kanıtlamış oldu kupa maçlarıyla. ancak eleştiri geitreceğim nokta ; daha bireysel oynaması ve takım içinde çok palazlanmış olmasıdır ki bu iki özellik bu yıl canımızı yakabilir. geçen yıl takıma yeni gelmenin verdiği çekimserlikle çok daha iyi ara pasları - asistler çıkartabiliyordu ancak bu yıl topla çok fazla oynamaya başladı. öyle ki mücadele sayısını bazen 3-4 futbolcuya kadar çıkartıp seyirciyi deli edebiliyor. ve takımda da çok rahat oynuyor bu palazlanmanın sonucunda. umarım bu özelliklerini olumlu yönde kullanılabilir.
Baxter'ı beğendim ben. gençlerbirliğinin yıllardır hayalini kurduğu baskıcı ve atak futbolu oynatacağının, rakipleri yıldıracağının sinyallerini şimdiden vermeye başladı. " yıldız oyuncu yoksa o halde bize düşen yıldız bir takım oluşturmaktır" sözü beni çok etkiledi. bu sözle takım oyunu oynatacağının ve bireysellikten çok hoşlanmadığının altını çizmiş oldu . umarım bu sözün altını da doldurabilir.
rize'nin hazırlık maçları hakkında hiç bir bilgim yok, kadrolarını da bilmiyorum ama bu saydığım 11 ile rahat bir galibiyet alacağız gibi görünüyor.
yabancı sınırlamasının kalkması ile gelen yıldızlardan dolayı, orta saha ve defans bloğu anlamında da geçen yılı  arayacağımızından dolayı bu yıldan da çok ümitli değilim uefa anlamında.
Allah yardımcımız olsun.
saygılarımla...

wayelemzed

Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #9 : 18 Ağustos 2015, 00:57:46 »
Üç skor ihtimalinin de maç öncesinde tahmin edildiği ve maç içerisinde de olan bir maçı maalesef basit bir hata ile kaybettik. Bu maçın devamı gelecektir, yani kadro kalitesi olarak ve ligin genel durumu göz önüne alındığında bariz maç sonu tahminleri olmayacak. Bu maç özeline inersek Şampiyonlar Ligi tecrübesine de sahip Lato'nun inanılmaz hatası maalesef eldeki 3 puanı rakibe veren hareket oldu. Savunma oyuncularından topa elini açarak gelen oyuncu üst liglerden öte artık ligimizde dahi kalmamışken böylesi bir hatanın yapılması futbolcu kalitesi göstergemiz açısından skandal niteliğinde.

Genel olarak maç değerlendirmesi yaparsak kalede Ferhat'ın başlaması sürpriz oldu, gollerde hataları yoktu neyse ki ama bir hafıza yoklaması yapınca riskli hareket olarak görebiliriz. Bunun dışında sayılamayan sezonlardır büyük sıkıntımız olan savunma yine aynı bıraktığımız şekliyle bomba görüntüsünü vermiş durumda. Rakibin baskı kurduğu az pozisyonun hepsinde maalesef hatalar oldu ve iki golüde öyle yedik. Sezonlar boyu hep söylememize rağmen üvey evlat muamelesi gören ve sürekli yamalar yapılarak kurulan savunma dörtlüsünü geliştirmezsek her maç sıkıntılar çıkacaktır. Transfer sezonu devam ederken bir şekilde bu dörtlüyü geliştirerek önümüzü daha net görebilmemiz gerektiğini ısrarla söylüyoruz, umarız golleri ve diğer pozisyonları analiz eden Baxter'da durumun farkındadır.

Orta alanda Panos ve Skulason ikilisi daha çok defansif özelliklere sahip isimler olduklarından pozisyon üretme açısından İrfan ve ileri bölgedeki üç kişiye kalıyoruz. Yalnız bunları beslemesi gereken ilk isimlerde bu ikili olduğu için işimiz bu noktada da biraz sıkıntılı gözüküyor, topu daha iyi kullanan bir isim gerekiyor ama transfer bekleyen daha net eksiklerimiz olduğu için bu durumu şimdilik görmezden gelmemiz gerekiyor. Bugün bu orta üçlü genel olarak iyiydi, İrfan tutuk başlamasına rağmen oldukça iyi bir oyun ortaya koydu. Hücum bölgesine baktığımız zaman Stancu'nun sakatlığı basit bir sakatlık olması şiddetli dileğimiz arasında bulunmakta, bitirici özelliği olan tek oyuncumuz olduğu için eksikliğini fazlasıyla hissederiz. Yerine giren Tomic fiziksel anlamda düşük seviyede olsada kesinlikle eldeki en iyi alternatif konumunda. Kabir ve Martin ise bugün sahada çok verimli gibi gözükmese de ikisi şu an için takımın en istekli oyuncuları, girdikleri pozisyonları kendileri oluşturuyor ve ileride sürekli aktif halde ve doğru yerde bulunuyor. Zaten yine kadronun geneline baktığımızda da yerine koyacağımız isim olmadığı için sezon boyu sakatlanmamalarını beklemek durumundayız. Oyuncu değerlendirmesinde son olarak ise Berat'ın artık skor değiştirme ümidiyle oyuna alınmaması gerekmekte, geçen sezon ki dakika/katkı oranına bakarsak %1 düzeyi bile yok, böyle sebepsiz yere oynatılmamasının anlamsızlıktan başka bir ifadesi yok.

Skor sebebiyle sevimsiz bir hafta geçireceğimiz için artık önümüzdeki haftaya bakmamız gerekiyor. Haftaya oynayacağımız maçın analizide bu haftakinden farklı olmayacak olup küçük ihtimalli ciddi bir rakip baskısı ya da iki taraflı artı hakemli ciddi hatalar olmazsa benzer bir maçta izleyebiliriz. Cavcav'ın alınan bu mağlubiyetten memnun olmadığını tahmin ediyorum, hatta içine giren kurdun Baxter kumar mıydı diye sorguladığını da düşünüyorum. Bu haftayı telafi etmek için haftaya kazanma ihtimalimizin diğer iki ihtimalle eş olduğu karşılaşmayı kazanabilecek istek ve arzunun oluşması gerekiyor. Güç ve kondisyon olarak takım bugün iyi duruyordu, haftaya da bu durumu baskıyla yansıtmamız öncelikle kazanma şartımız. Bunun dışında özellikle gerideki beşli için ciddi uyarılar gerekmekte. Beklentilerimiz karşılanması dileğiyle seri üç puanlara.

mrthkc

Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #10 : 18 Ağustos 2015, 09:46:01 »
Mac oncesi Rize'nin yirtici hucum oyunculari Ahmet Oguz'u hataya zorlar diye dusunuyordum ancak olmadi. Macin genelinde Ahmet Oguz'un iyi bir performans sergiledigini dusunuyorum, macin kazanci Ahmet Oguz oldu. Umarim sezon boyu en kotu performansi bu olur ve sureklilik yakalar. Bunun disinda ilk 2 gol savunma hatasiydi. Atta ve Ferhat anlasamiyor, Lato tat vermiyor. Ne orta yapabildi ne top surukleyebildi, uzerine telafisi zor olan dakikalarda penaltiya sebebiyet verdi. Ugun'un herhangi bir problem ya da sakatligi yoksa o bolgede kullanilmasi gerektigini dusunuyorum.

Orta saha ve hucum hattinda da pas eksigimiz var. Takim pas yapip oyuna yon veremiyor. Topu hizlandirma/yavaslatma ve tek toplarla hucuma cikmayi basaramiyor. Gollerimiz hep karambol ortalara ve mucadeleye dayali, teknik degil.

Spellman'in daha iyi isler yapacagina eminim, bunun disinda da hucumda cogalamayan bir takimiz. Ada futbolundan gelen bir teknik direktorumuz var, topu orta alanda aldigimiz an jet hiziyl hucuma cikariz diye tahmin ediyordum, ilk mac o goruntuyu vermedi.

Taraftar olarak ilk hafta galibiyetini cok istiyoruz artik, ama seneyi bekleyecegiz.
« Son Düzenleme: 18 Ağustos 2015, 10:07:02 Gönderen: Mert Hakcı »

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #11 : 18 Ağustos 2015, 14:17:50 »

Alıntı
Rizespor'un bize güzel bir deplasman sürprizi yapacağını düşünüyorum. Geçen sezona göre çok güç kaybedip çok da alternatif buldular. Hücum hatları bizim savunmayı dengesiz yakaladığı an kolaylıkla gole gidebilecek oyunculardan oluşuyor, bizim savunmanın da zaten dengesini kurmakta zorlanan bir hat olduğunu düşününce bu ihtimal gözümde kolayca belirebiliyor.

Ben artık çok sıkıldım yahu. Haziran ayından beri bas bas bağıran duruma ufacık bir müdahale dahi edilmeden sezona başladık. Kweuke'yi tutamayan, Ahmet İlhan'ı durduramayan adamın Podolski'yi görüp soyunma odasına kaçması saniyeleri bulur. Fernandao'nun bir Ankara'da bir de İstanbul'da hat-tricki var bize, yazalım bunu yani bir kenara.

Mert abi de bahsetmiş zaten, maç adına tek olumlu şey Ahmet Oğuz'un performansıydı bence de. Koca bir sezon o mevkide tek başına mücadele edecek ya ona yanıyorum yalnızca. Bu performans bana yeter şahsen, bu ortalamayla sezonu kapatmasına ben razıyım. Sakatlık, kaza-bela veya çok kritik maçlarda sarı-kırmızı kart cezalısı olmazsa güvenim var artık kendisine. Tek korkum alternatifsizliği. Arada bir dinlenebileceği, rotasyona gidebileceğimiz yerine bir isim şart oraya. En azından kupanın ilk turundan gelecek zayıf maçta mesela dinlenmeli koca sezonu düşünecek olursak, bunun gibi dönemleri atlatması şart.

Lato Tosiç'ten her türlü daha sağlam, ayağı yere basan ve teknik top kontrolü yüksek olsa da, ben Tosiç'i özlemişim... O kanattan sinsi sinsi topu ileriye taşımaları, birden rakip eksiltmeleri falan Lato'da zerre yok. Lato'nun Tosiç'e göre işimize yarayacak en güzel yanı daha garanti pozisyonlarda orta açması ve korner, karambol gibi pozisyonlarda seken topta kaleyi hedef alma potansiyeli olması. Yılda 1 veya 2 kez öyle bir şut tuttursa bize yetecektir zaten. Ancak Tosiç gibi iki yönlülüğü olan bir bekten standart bir takım bekine geçiş yaptık, bu takımın omurgasında da değişiklik yaratmış adeta. Ataklarımız eskiden soldan gelişmeye açıktı ancak şu an İrfan'ın ve gerisindeki Skulason-Dimitriadis'in bireysel yeteneklerine bakacak her türlü, bu da takımı ileriye götüreceğine geriye götürmüş her nasıl oluyorsa.

Stancu'ya bir şey olmadıysa zaten beklediğim bir sonuç olduğu için maça dair çok da kahrolmadığımı belirtmek istiyorum. Ancak Stancu'ya bir şey olduysa sezon bizim için hızlıca bir kabusa dönüşebilir, dönüşecektir de. Çok kötü ters bastı topa yükselirken, gerçekten televizyonda pozisyona bakarken ömrümden ömür gitti ve umuyorum hiçbir problemi olmamıştır, anlık bir sıkıntı yüzünden riske edilmemiştir.

Bu arada ilginçtir sakatlıktan sonra Stancu'nun yerine Atabey'i soyundurdular ancak Tomiç son anda tercih edildi ve oyuna girdi, kim bu hamlede insiyatif aldıysa gecenin teknik ekip adına en güzel hamlesiydi diyebilirim. Her ne kadar kondisyon, birebir mücadele gibi alanlarda Tomiç sınırlı olsa da takıma her türlü faydası olabiliyor, ligin kapasitesi sınırlı ve Tomiç bu seviyede görece iyi denilebilir. Gol için söylemiyorum, bence o pozisyonu Berat da Atabey de değerlendirirdi mutlaka ama Tomiç'in oyuna olan katkısı her türlü iki gençten de fazla olacaktır, şayet Stancu'ya bir şey olduysa Tomiç'in acilen kondisyonunu yüceltmesi ve ileri üçlüyü Tomiç-El Kabir-Spelmann üzerine kurmaya başlamamız şart olacak. İdare eder dahi demiyorum ancak genç oyunculardan birinin oraya yerleştirilmeye çalışılması ihtimaline karşın en kötünün iyisi bu hamle olacaktır.

Spelmann çok mücadeleci ve pres kabiliyeti olan bir isim ancak top ayağındayken etkili değil maalesef. Sorumluluk sahibi, yükleri üzerine alabilecek bir kanat oyuncusu yerine daha görev adamı bir kanat oyuncusu. Tosiç-Lato tarz değişikliği olduğu gibi Hurşut-Jimmy ekolünden sonra da buraya bu tarzdan bir oyuncu bulamadık 2 sezondur, hücumda bunun acısını da yaşıyoruz ister istemez. En azından devre arasına kadar bu durum da böyle devam edecek gibi, hiç değilse fizik gerektirmeyen maçlarda Landel'i kullanabilsek keşke. Daha teknik ve El Kabir'le daha uyumlu hareket edebileceğini düşünüyorum ben.

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 1. Hafta / Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor
« Yanıtla #12 : 18 Ağustos 2015, 16:05:54 »
belki yine yorum yapmak için çok erken ama gözlemlerimizi ve yorumlarımızı da belirtmemiz gerekiyor. evet takımın neredeyse yarısı yeni transfer, özellikle orta alan ve takımın birbirini tanıyamaması, alışamaması normaldir şu an için. ancak dün ki mağlubiyetin beni mahvettiğini söyleyebilirim. takım gerçekten iyi oynadı, özellikle ilk yarıda topa sahip olma oranı bir ara tahminimce %70 lere çıktı, Rize topu göremedi. ancak futbolun en trajik yanı budur ki ; rize yaptığı tek atakla ilk yarının sonuna galip girdi. ikinci yarıda keza farklı değildi. bu kadar iyi futbola bu skor yakışmadı. bunda yine en önemli etken hakemlerdir ! hakemlerin hepsinin de daha ilk maçları, tecrübesizlik diz boyu. bu hakemleri İstanbul takımlarının maçlarına veremezler ama bizim gibi lobisi olmayan, iş adamalarınca desteklenmeyen, taraftar kitlesi olmayan küçük takımların maçlarına pişssinler diye gönderilirler ! ayaktan çıkan topun 18 'in en ucunda yerden 30 cm yükselerek oyuncunun koluna çarpması, bunu pozisyona çooook uzak olan hakemin görememesi ve yan hakemin ikazı ile penaltıyı vermesi dünyanın neresinde görülmüştür çok merak ediyorum! eğer kötü oynayıp da rize'ye 5-0 yenilsek gam yemeyecektim ama 87. dk ya iyi oynayarak önde girip, çok ucuz bir penaltıyla maç beraberliğe gelince insanın çok canı sıkılıyor. malumunuzdur ki 87 de kendi evinde gol yemiş bir takımın da oyundan düşmesi gayet normaldir. kwauke'nin harika olan son golüne hiç bir sözüm yok. Ahmet Yılmaz da hata yapabilir. O da bir yere kadar mücadele edebiliyor, suçlayamıyorum.
maç analizine gelecek olursak defans bloğunda anlaşma, birbirini tanıma,koordine olma anlamında ciddi sorunlarımız var. performans olarak Lato hariç 3 ü de gayet iyi ancak özellikle Ferhat'ın ısrarla kaleye yapışması ve kaleden çıkmaması, özellikle Atta ile koordine olamamaları dün için bize pahalıya mal olabilirdi.
ben de arkadaşlarımla Ahmet oğuz konusunda aynı fikirdeyim. maçın kazanımı Ahmet Oğuz'dur. Ahmetle bu yıl olmaz dedik ama o ısrarla bize bu yıl da olabileceğini göstermeye çalışıyor. hızı, mücadelesi ve özellikle şutları bu maç için çok iyiydi. bu yıl üstüne koymadan bu performansını korusa bile bize yeterli olacaktır. ama tabi ki isteriz bir Dani Alves olmasını :) tebrikler Ahmet.
orta alanla hücum hattı hala kopuk. topu ileriye taşıyacak, İrfan ile buluşturacak hatta hatta bir maestro görevi üstlenecek bir futbolcu malesef hala yok. spelman mücadeleci ve hızlı ancak el kabir ile anlaşamama sorunları var ve çok pozisyon harcadı dün. cok daha farklı olabilirdi.
İrfan dün yine mükemmeldi, ayak haraketleriyle ve mükemmel ara paslarıyla bizi dün yine mest etti. 2 golde de onun etkisi var. o olmasa belki o 2 golü de atamayacaktık. Stancu 'nun sakatlığı gerçekten çok kötü oldu . her zaman söylüyorum hücum hattı için Stancu olmazsa olmaz. inşallah önemli bir şeyi yoktur. Berat'ın ısrarla alternatif olarak alınmasını bir türlü anlayamıyorum. Berat'a 2 yıldır şans veriliyor ancak o hala top kontrolünü bile yapamıyor. 3 kere ayağına top geldi bu maçta, 3 ünde de topu kontrol edemediği için kaptırdı. futbolun en temel hareketlerini bile yapamayan bir oyuncuya daha fazla şans verilmesini ben şahsen istemiyorum.
genel olarak takım birbirini tanıma aşamasında ama ben şu an için gidenleri hala arıyorum. bu yıldan çok fazla ümdim yok. ileri uçta bir türlü çoğalıp üretken olamıyoruz. orta saha ; defans ve hücum hattından kopuk. defansımız da tehlike sinyalleri veriyor, en ufak bir baskı da gol yiyebiliyor.
bu yıl için ilk 10 içinde kalabilirsek benim için iyidir. umarım beni yanıltırlar.