10 Aralık 2019, 20:26:55

Gönderen Konu: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği  (Okunma sayısı 2949 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İlkay Sofiyar

  • İleti: 978
  • Adı Soyadı: ilkay sofiyar
2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« : 19 Ağustos 2015, 21:00:46 »
2015-2016 Sezonu
                                                           Spor Toto Süper Lig

                                                              2. Hafta Maçı




                                                                      Tarih : 23.08.2015
                                                                           Saat  : 21:45
                                                                                 Pazar
                                                                               Akdeniz Üniversitesi Stadyumu
Kırmızı Kara Burası Ankara

mrthkc

Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2015, 10:18:12 »
Yuzeysel bir degerlendirmeyle baslayayim. Ligin ilk haftasi olsa bile IBB,Basaksehir,Belediye vs.. neyse iste onu deplasmanda maglup etmek zor is diye dusunuyorum. Haliyle Antalya'nin ilk haftasi oldukca basarili. Sadece golleri izledim Antalya'nin ve Eto'nun guzel golleri bu mac icin beni urkutuyor. Atta ve Ferhat anlasamazken Eto ile mucadele zor olabilir. Saniyorum yapmamiz gereken sey Eto'yu olabildigince yormak.

Saglam, disiplinli bir oyunla, kontra ataklara cikarak oynamak en dogrusu gibi geliyor bana, goze hos gelmez biliyorum ama puan icin en iyisi bu diye dusunuyorum.

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #2 : 20 Ağustos 2015, 12:40:01 »
Başakşehir-Antalyaspor maçında %65-%35 gibi son derece dengesiz bir topla oynama yüzdesi vardı, bu açıdan Mert abiye katılıyorum; Antalyaspor çok fazla topla oynamadan top ayağına geldiğinde direkt sonuca gitmek üzerine kurulu bir görüntü çizdi. Eh, doğal olarak hücum hatlarında dünya yıldızı bir forvet ve onu da kanattan besleyip boşlukları değerlendirebilecek Emrah Başsan faktörüyle hücumda çabuk sonuca gidebilecekleri her açıdan belli bir ekip.

Sırf şu değerlendirme dahi, maçın Antalyaspor lehinde yüceleceğini gösterebilir bizlere:

Eto'o > Kweuke
Emrah Başsan > Ahmet İlhan Özek

Rizespor maçımızda Ahmet İlhan çok göze batan bir futbol oynamamasına rağmen kendisini unutturup araya sızdığı tek pozisyonda golü yakaladı, Emrah'sa bunu maç boyunca yapacak. Öte yandan Kweuke gecenin gazıyla son dakikalarda bizi darmadağın etti, Eto'o ise bunu 90 dakikaya yayabilecek bir isim.

Tabii enteresan takımızdır, bu adamlar karşısında 5 dakika duramayız da gider maç boyu Eto'o'yu kitleriz... Umarım böyle olur, yoksa Rize maçından daha büyük bir faciayla karşılaşmamız mümkün.

Hücumda işimiz yine İrfan'ın bireysel yeteneklerine bakacak. El Kabir fırsatçılığını konuşturamıyor pek, tek başına kaldığında da bireysel yeteneği bir işe yaramıyor ve bu da Spelmann-Tomiç ikilisinin El Kabir'i rahatlatmak için çok fazla çalışması anlamına geliyor. İki oyuncudan da -özellikle Tomiç'ten- böyle bir beklentim yok, çünkü oyun tarzları bu yönde değil maalesef. İleriye hızlı çıkmak istiyorsak Landel'i bu maçta kullanmamız bizim yararımıza olabilir.

Özetle Rize maçında Rize'nin bize ne yapacağını düşündüysem, Antalyaspor maçında da Antalya'nın bize aynısını yapacağını düşünüyorum. Stancu'nun 6 haftalık yokluğu bu takıma fazla gelir, dikiş tutturamayacağız gibi. Baxter'ın da sonunu getirebilir bu durum, gelecek son derece karanlık görünüyor.

mrthkc

Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #3 : 20 Ağustos 2015, 17:03:49 »
Stancu 6 hafta yokmus. Spellman tedavisine devam ediliyor, duz kosu en fazla saniyorum. Yerine gelebilecek Landel de sakat saniyorum. Guido falan oynayacak sanirim. Baya problemli bir hafta. Atabey sans bulup iyi degerlendirirse, gecen hafta Ahmet Oguz'a sevindigim gibi sevinecegim. Ve/Veya Berat.

Çevrimdışı Cumali Çalışkan

  • İleti: 318
  • Adı Soyadı: Cumali Çalışkan
Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #4 : 20 Ağustos 2015, 20:22:52 »
Kendi yaş grubu milli maçlardaki ve Hacettepespor maçlarındaki başarısının devamını  Gençlerbirligimiz forması ile'de kendisinden bekliyoruz. son yıllarda iyi bir santrafora İlk kez kavuştuğumuz, sarı bebenin yerini alacağını düşünüyor ve temenni ediyorum, kendi alt yapımızın bir ferdi olduğu için, Lakin bu seferde bizden hemen uçup gideceği kesin olduğu halde.  Haydi Atabey, bu yıl senin yılın olmalı, göster kendini, sana güveniyoruz :)
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2015, 00:04:36 Gönderen: Cumali Çalışkan »
O da olsa fena olmazda,yani kimsenin kimseye sevgisi lazım değil SAYGISI olsun yeter...

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #5 : 21 Ağustos 2015, 09:27:23 »
tabi ki rizeye kendi evimizde kaybetmemiz dünyanın sonu değil, özellikle ilk haftalarda eksikleri görmek açısından bu kriz fırsata da çevirilebilir ancak deplasmanda antalyayı stancu ,spelman ve landelin yokluğunda yenmemiz çok zor göründüğünden dolayı, işler baxter açısından kötüye gidebilir. bu da yine takımı olumsuz etkiler.başakşehir gibi bir takımı deplasmanda yenmek kolay iş değil. galibiyet açısından çok umutlu değilim. umarım bir beraberlik çıkarabiliriz.
son olarak ; Atabey performansını çok yükseltmiş, fırsatları ısrarla tepen berat yerine kesinlikle atabey opsiyonunun kullanılmasını isterim. pek fazla verim alınamayan latovlevici yerine de yine performansında gözle görülür bir yükseliş olan uğur'u denemekde kesinlikle fayda var.
« Son Düzenleme: 21 Ağustos 2015, 17:20:52 Gönderen: Vakur Gök »

wayelemzed

Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #6 : 21 Ağustos 2015, 18:41:49 »
Yüzeysel bir yorumla işimiz bir önceki haftadan çok daha zor olacak bu hafta ancak abartılacak bir zorluğu da yok. Her ne kadar geçen haftayı puansız geçmiş olsak da bu oyunun bir göstergesi değil, sonuç olarak çok basit hatalar yaparak kaybettik.

Bu maç ile geçen haftaki maçı kıyaslamak iki takım arasındaki bariz farklardan dolayı çok anlamsal sonuçlarda vermez. Kaybetmiş olduğumuz maçta rakip bir puan için gelmişti ve hem az pozisyon verdiler, hem az pozisyon buldular. İki takımın atak sayısıyla gol sayısı neredeyse aynı zaten. Bu haftaki maç için zaten rakip kendi evinde olduğundan ve savunmaya fazla özen göstermediğinden bu açıdan farklılık olacaktır. İkinci husus ise Baxter bakalım iç saha-dış saha ayrımı yapacak mı? Geçen hafta son derece dengeli bir oyun anlayışı vardı ancak kalitesel sıkıntılarımız nedeniyle bu sistem çok etkin işlemedi. Şimdiki oyun anlayışımız aynı kadroyla oyunu geride kabul etmek gibi bir şey olursa zaten kazanma şansımız gibi bir durum söz konusu olamaz. Takım yapısı savunma yapmaya müsait değil. Bu belirsizlikler altında yapmamız gereken öncelikle kazanma azmiyle gitmek ve bunu sahada gösterebilmek. Rakibin hücum hattı iyi olsa da kadronun geri kalanı lig ortalamalarında. Her sonuç mümkün olsada, fark yesek bile benim çekindiğim bir maç değil açıkçası ön verilere bakınca. Fark bile atabiliriz beklentilerimiz üzerinde futbol olursa.

Değinmek ve esas ilgi alanlarımdan olan kadro konusuna gelirsek Stancu'nun eksikliği çok çok önemli, hani yerini doldurabilecek yarım adamımız bile şu an için yok. Onun dışında kaleci Ferhat olacaksa yine -ki olmaması temennim- tamamen sürpriz bir performans bekleyeceğiz, savunma hattımız önceki hafta çok vasattı -rakip ne zaman girişim yaptıysa hepsinde tehlikeli oldu- orta sahada iki üretkenlikten uzak oyunculardan kurulu olduğundan geri kalan 4 ismin çok çalışması gerekmekte. Veriler kağıt üzerinde maalesef iyi değil, transferde hala beklemede. Bu tabloda yukarıda da belirttiğim istek olmazsa maç kazanma şansımız çok azalacaktır, geçen haftaki rakip gibi isteksiz, bir puan için oynayan takımlara karşı şansımız olur. O da lig orta ve altı seviyelerde tutar bizi ki hiç istemediğimiz sonuçlar tabi.

Son olarak Martin'de bir sıkıntı duymadım, eğer varsa o da işimizi zorlaştıracaktır. Oynaması durumuna göre bir kadro ortaya çıkarırsam şu şekilde olacaktır.

Hopf

Guido  Çalık  Atta  Lato

Skulason  Panos

Spelman  İrfan  Tomic

Kabir

mrthkc

Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #7 : 23 Ağustos 2015, 16:42:23 »
Bu maci izlemeyi ozellikle Atabey ilk 11 ya da sonra sans bulur diye ozellikle istiyorum.

Bu arada Yeni Sedir'de mac izleme gelenegimizi surduruyoruz arkadaslar. Mac 21:45'de, en gec 21:45'de herkesi bekliyoruz. Yeni Sedir hesapli bir yer, bira icin ya da icmeyin emsallerine gore fiyatlar daha uygun.

Adres: Ziya Gokalp, Mado Karsisi, 1. Kat.

Çevrimdışı Zafer Cem Özcan

  • İleti: 445
  • Adı Soyadı: Zafer Cem Özcan
Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #8 : 24 Ağustos 2015, 01:54:47 »
Sırf şu değerlendirme dahi, maçın Antalyaspor lehinde yüceleceğini gösterebilir bizlere:

Eto'o > Kweuke
Emrah Başsan > Ahmet İlhan Özek

Emrah Başsan yapamadı da, oyuna girer girmez Serdar Özkan yaptı.

Maçı 60. dakikada açtım. Bu dakikaya kadar nasıl önde gittik, ne yaptık ne ettik diye merak ettiğimden o da. Ne izlemeye mecalim vardı, ne de yenileceğimizden şüphem. Biraz uğursuzluk getirmiş de olabilirim ama rezaleti görmemek için batıl inançlara sahip olmak ve önde olduğumuz süreyi maçı izlemiyor oluşuma bağlamak falan gerekiyor sanırım.

Kabir belli ki çok yorulmuştu, kendini de zorlamıştı ve üstelik oyundan çıkmaya yakın sarı kart da gördü. Baxter risk almak istemedi belli ki fakat yerine Berat'ı alarak da hücumda takımın ipini çekti denebilir. Yine bir şekilde Spelmann ileride umut vadedebilirdi ancak onun da aynı gerekçelerle Halil İbrahim ile değiştirilmesi takımın ilerideki varlığını tamamen sıfırlamış oldu.

Kanatlardan gelen hata golü getiriyor, ilk 2 haftanın hatta TSYD'yi de sayarsak takımın ideal ilk 11'ini izlediğimiz 4 maçtan geriye kalan bu.  İlk golü Lato'nun Serdar Özkan'a bir vücut dahi koyamayışı sayesinde yedik, golde biraz da Ahmet Oğuz'un kademe hatası oldu gerçi fakat Çalık-Atta'yı bu kadar kolay aşan bir top için de tek suçu Oğuz'a yükleyemeyeceğim şahsen. Çünkü Ahmet Oğuz'a halen tahammülüm var, gerçekten çırpınıyor. Geçen maçta gayet de iyi futbol sergilemişti, sahada yenilmeyi hak etmeyen bir oyuncu gösterin denilse bizden gram çekinmeden kendisini gösterirdim. Bugün ise biraz o performanstan uzak kaldı, ortalama bir sağ bek görevi görürken hakemin de katkısıyla biraz tecrübesizliği harmanlandı ve üzücü bir gol yedik. Eto'o'nun golünde ise son dakikalar umuduyla gelen topu karşılayıp ileriye koşan Çalık savunmayı yalnız bırakmış oldu ve Eto'o bu hatayı affetmedi. 2 haftadır takıma dair negatif yönde yaptığım ne tahmin varsa tek tek tuttu. Gönül istiyor ki 1-2 pozitif tahminle durumu tersine çevirelim fakat, takımda şu an o görüntünün milimetresi dahi yok.

Başıma bir şey gelmeyecekse gelen oyuncuların hepsini de beğendim tek tek. Fakat takıma, oturtulmak istenen sisteme hiç yakın isimler değiller. Bu isimlerle yapılmak istenen asla tutmaz. Hele bu yedek kulübesi varken, 75-80 dakika maçı dikte ettirseniz dahi son 10-15 dakikada kilitlenip kalırsınız. İki haftadır tam olarak takım bunu yaşıyor, aynı kadroya sabredilirse ligin kalitesizliğine ekseriyetle 10. haftadan sonra açılırız, son dakikaların artık "bitse de gitsek" havasında geçmeye başlayacağı dönem bu takımın çok çok işine gelir. Fakat o haftalara kadar da bu sisteme Cavcav'ın tahammül edeceğine imkan vermiyorum.

Ben Baxter'e 6. haftayı hedef seçtim şahsen. O haftaya kadar durursa takımı ciddiye almaya başlayacağım, 6'da 0 gitsek bile. Yok, Baxter gönderildi bu süre içinde ve başkası geldi; sana iyi çileler diliyorum büyük Gençlerbirliği taraftarı.

wayelemzed

Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #9 : 24 Ağustos 2015, 02:17:52 »
Maç yorumunu aslında Baxter ve Martin güzelce özetlemiş. Martin demiş ki 60. dk.dan sonra yanlış kararlar aldık ve doğal sonucu olarak yenildik. Baxter ise 75 dk. iyi oynadık sonra bireysel hatalar ve hakemle yenildik. Şimdi bu iki açıklama ve Baxter'ın masaya yatırmamız gerekiyor dediği olayın özetini maç öncesi kadrolara bakarken yorumda yapmıştım mümkünse değişiklik yapılmasın şeklinde ve gereksiz yere bu değişiklikler olunca doğal bir sonuçla karşılaştık. Aslında geçen haftaki maçta da söylediğim gibi öncelikle kendimizi yenmekten uzak durmamız gerekiyor. Yani sadece bu sezon değil geleneksel olarak her sezon öylesine saçma hareketler yapıyoruz ki maçlar ve sezon hiç isteyeceğimiz şekilde gitmiyor. Bu maçta yenilmemizin esas nedeni yapılan oyuncu değişiklikleri ve oyunu aşırı geride kabullenmemiz, bununla beraber yine geçen hafta olduğu gibi basit basit hatalar ve kalemizde bu hataları affetmeyecek ve hatalarıyla destek olacak bir kalecinin varlığı bizi bu sonucu getirmiş bulunmakta.

Takım kadrosu üzerinden maçı değerlendirirsek Ferhat bildiğimiz ve istemediğimiz Ferhat, bugünde çizgisinden ödün vermeyerek sonuca katkısı büyük oldu. Hopf hazırlık maçlarında umut vermese de ben ısrarla Ramazan ve Ferhat'tan daha kötü kalecilerin varlığını pek kabul edemiyorum, yinede çok kötü diyorsa Hopf için Özkan oynasın, hata yaparsa da en azından daha beterlerini görmüştük deriz. Ferhat'ın ne gerekçeyle olursa olsun oynatılması kabul edilemez.

Savunmamız maalesef rakibin yapmış olduğu her hücumda hazır olmadığı mesajını verdi ki özellikle Oğuz ve Lato'nun maç boyu hataları sonuca en büyük etki edenlerdi. Tosic'in gitmemesi için koalisyon bile kurmaya hazırdık binbir çeşit taraftar arasında ama olmadı, Hakan'da çok iyi olmamasına rağmen maç boyu yapmış olduğu yüzden fazla ileri geri ve rakibi tedirgin eden girişimleri lig için yeterliydi, gönderilmesi ya da kendi tercihi sonrası gitmesi ve yönetimin kimseyi bulamaması sonucu en büyük ikinci pozisyon sıkıntımızda sezon başlarında sinyalini yine üç puan kaybıyla gösterdi bize. Atta'da çok iyi değil, üstüne partner eksikliğinden mi bilemiyorum ama Çalık'ta ilk lig maçlarındaki gibi yeni adapte olmaya çalışan gibi oynayınca maalesef dört isim içinde iyi söylenecek bir şey görünmedi ilk iki haftada. Oğuz'un acemiliği ve Lato'nun iki maçtaki sonuçta kilidi açıcı konumu sezon için oldukça şüphe verici. Sağ beke oyuncu alınır belki ama sol bek için o da pek mümkün gözükmüyor. Oldukça gereksiz ve sebepsiz zenginleşme konusu olan ikide yedek var sol bek için. Sedat, Tosic ve Hakan kesinlikle aranıyor ki onlar varken bile stopere hala oyuncu istiyorduk, şimdiyi düşünün artık.

Orta alan için geçen hafta yapmış olduğum yorumlarım hiç değişmedi, çok net eminim ki lig sonunda da değişmeyecek çünkü çok düz oyuncu tipleri bunlar, kariyerleri boyunca hiç sürpriz yapamayacak kadar basit oyun tarzlarıyla fazla üretken olmayan, fazla dikkat çekici hatası ya da katkısı olmayan oyuncular. Gosso, Petro ve Hleb'in kalitesiyle Panos ve Skulason kıyaslanamaz bile, maalesef savunmadaki gönderilen hatalar gibi orta alanda da büyük hatalar yapmış bulunduk. Orta alanda bir tek İrfan için diyecek bir şey yok, kendisi net bir şekilde bir şeyler yapsında kazanalım diye arayacağımız başlıca isimlerden.

Hücum hattına gelirsek eğer maçın kilit adamları oldular değişiklikleri sonrası. Aslında hücumdan ziyade Tomic ve Martin klasik orta saha tipi ancak dizilim gereği hücum rolünü alıyorlar. Kabir'le beraber bu üç isim bu maçta ciddi bir görev adamı rolü üstlenmişler ve rakip hazırlık pasları yaparken üçüncü bölgede basmamak gibi katı bir taktik verilmiş anladığım kadarıyla ve onlarda görevlerini yerine getirdiler. Kabir'in büyük katkılı golü sonrasında işlerde yolunda giderken anlamsız oyuncu değişikliği silsilesi ve Bakkal zamanlarından kalma oyunu geride kabul sonu getiren hamleler oldu. Bu noktada özellikle belirttiğim gibi üç hücum rolü üstlenen takım ortalaması üstü kalitedeki oyuncuyu çıkarıp kalitesi yerin dibine kadar inen üç oyuncuyu almak intihar oldu. Baxter lige ve takıma yeni falan demek isterdim ama geldiğinden beri her gün bir maç izleseydi ve futboldan anlasaydı bu üç ismin oyuna ve hatta yedek kulübesine dahi girmemesini görebilirdi. Takım beni hoca yapsa ben antrenmana dahi almam bu futbolcu diye gezinen ancak üstüne basarak söylediğim sebepsiz zenginleştirdiğimiz bu kişileri. Baxter'ın bu hamleleri masaya yatırmasını bekliyorum, eğer masadan kalkan sonuç haftaya göreceğimiz gibi yine bu derin takım olgularını görmekse derhal kovulmalı, Bakkal'dan bir farkı olmadığının net kanıtıdır bu. Takımını gerçekten seven ve takımı bomba haline getiren bu isimleri formamızla görmeye mecbur bırakmayacak isimler lazım. Futbolda objektiflik olsaydı her maçımız şaibe gibi gözükürdü, kendimizi yenmeyelim artık, hak eden rakip yensin bizi bizde güzel yenildik diyelim, şimdi bu haftaki rakip için kaç kişi öyle böyle oynamadılar da yendiler diyebilir ki? Baxter başta olmak üzere herkes aklını başına alsın, psikolojik olarak iyi bir başlangıç olmadı, tehlikeli böyle başlangıçlar.

mrthkc

Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #10 : 24 Ağustos 2015, 09:20:40 »
Bu seferlik madde madde yaazacagim;

1 - Ferhat 1-2 guzel kurtaris yapmasina ragmen yine o eli kolu bir garip geldi bana ilk golde. Zaten begenmiyoruz, artik Hoph'un oynama vakti geldi. Ferhat yiyecegine Hoph yesin golleri.

2 - Tosic'de hata yapardi, defansif olarak ozellikle ama hicbirinde Lato kadar golle burun buruna gelmezdik. Lato'nun her hatasi rakip takima hediye ettigimiz bir gol demek oluyor, cok kritik yerlerde dandik hatalar yapiyor.

3 - Biz her seyi mukemmel yaptik da, hakeme mi yuklenecegiz? Mantik bu olmali bence ama ben de sizler gibi yedigimiz gol oncesi faulumuzun verilmedigini dusunuyorum.

4 - Ugur'un girmesi sol kanada biraz direnc getirdi, bunun disinda butun degisiklikler kotuydu diyebilirim. Ugur ilk 11 baslamali fikrine iyice yaklastim.

Sevindiklerim;

1 - Ahmet Oguz yine iyi oynadi, gorevini ve hatta fazlasini yapti hem defansif hem de ofansif alamda. Kendisini bir kez daha cok begendim. Nurtopu gibi bir sag bekimiz var.

2 - Spellman gun gectikce daha iyi oynayacak buna inaniyorum. Asist gercekten adrese teslimdi. Inatci, yirtici, yikilmayan oyun tarzini begeniyorum.

3 - Skulason ve Panos da etkili adamlar bence. Gucluler ama onlarin bir seyler vermesi icin once gercekten takim olmamiz gerekecek.

4 - El Kabir yine bizi en cok heyecanlandiran adam oldu. Umarim takim da onun gibi istekli oynamaya baslar artik, yoksa onu da kaybederiz.

Maglubiyeti tahmin ediyordum, klasik Genclerbirligi taraftari olarak bir ara umutlandim ben de ama olmayinca da zaten her hafta ayni seyi yasamiyor muyuz? Salla gitsin dedim kendime.

Çevrimdışı Yaşar Pınarcı

  • İleti: 212
  • Adı Soyadı: yaşar pınarcı
Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #11 : 24 Ağustos 2015, 10:42:54 »
futbolun kuralıdır önce gol yemeyeceksin.sonra atmaya bakacaksın.her gol yemeye hazır hataya müsait bir kale ve  hiç bir kafa topunu alamayan kesici özelliği olmayan stoperlerden kurulu defansla olacağı bu..el kabirden başka rakip savunmayı rahatsız edn hiç bir oyuncumuz yok adamlar rahat rahat oyun kuruyor pozisyona giriyor defans hiç güven vermiyor geçen sezondan beter.bizde  kaleden başlayan bir öz güvensizlik var.defans en ufak baskı yediğinde direnç gösteremiyor.spor yazarları turnuvası ve bu iki maç gösterdiki eksiklerimiz var.şansımız daha transfer sezonunun bitmesine bir hafta var.eğer kaleci diye transfer ettiğiniz adama güvenmiyorsanız derhal bırakın yerine direk oynayacak bir kaleci alın.ferhatla filan olmaz bu iş..defansa ve forvete takviye şart.berat kendisine tanınan şansı tepmek üzere stancu da altı hafta yok deniyor her şeyi el kabir mi yapacak.sanırım baxterin ateşi yandı su ısınmaya başlamıştır cavcav böyle giderse en fazla iki hafta dayanır dayanmasınada transferler yapılsın öncelik eksikler giderilsin.bir sözümde mustafa kaplana olacak bir röportajınd övünerek bütün transferlerde benim katkım var diyordu eğer izleyerek beğenerek aldığı oyuncular bunlarsa pes doğrusu derim..durum vahim ve kritik bu haftada puansız kapatırsak çarşı karışacak kimsenin şüphesi olmasın...

Çevrimdışı Osman Dursun

  • İleti: 538
  • Adı Soyadı: Osman Dursun
Ynt: 2. Hafta / Antalyaspor - Gençlerbirliği
« Yanıtla #12 : 24 Ağustos 2015, 15:34:29 »
Tek kelimeyle ifade edecek olursak bu sezon biz aynı biziz ama rakiplerimiz aynı değiller geçen hafta da gördük bunu bu haftada bzden inanın bir gömlek üstteler özellikle cesur futbol oynamıyoruz hep temkin hep temkin tamam temkinli olacaksın bunu abarttığın zaman taraftara saç baş yolduruyorsun.
ikinci gol resmen hakemin hediyesi oldu faul % 100 ancak tek sebep bu değil tabii ki takım tam oturmamış çok hata yapıyorlar Lato-Ferhat-Spelman iki haftada göze batanlar haftaya 6 puanlı Kasımpaşa ile oynuyoruz zor olacak işimiz.
Bağımsız GeNçLeRbİrLiĞi !