19 Ekim 2019, 23:41:43

Gönderen Konu: 23 Hafta / Gençlerbirliği-Akhisar Belediyespor  (Okunma sayısı 1342 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mehmet Ali Bakır

  • İleti: 1988
  • Adı Soyadı: mehmet ali bakır
23 Hafta / Gençlerbirliği-Akhisar Belediyespor
« : 29 Şubat 2016, 12:36:11 »
Konumuz geç açıldı. yorum yapmak  isteyenler buyursun,sitede eski tat tuz kalmadı.
sor u reş

Çevrimdışı Vakur Gök

  • İleti: 189
  • Adı Soyadı: vakur gök
Ynt: 23 Hafta / Gençlerbirliği-Akhisar Belediyespor
« Yanıtla #1 : 01 Mart 2016, 15:44:55 »
Teşekkürler Mehmet Ali konuyu açtığın için.
Evet, dillendirmek istemediğim sebepten dolayı forumun tadı kaçtı. arkadaşlarımız yazmamaya başladı. halbuki takımımızın iyi gidişatından dolayı, coşkuyla yazacağımız bir dönemde, değerlendirmelerini okumaktan büyük keyif aldığım arkadaşlarım maalesef yazmayı bıraktı. inşallah tekrardan dönüşler olur ve değerlendirmeler yeniden yazılır...

takımın iyi gidişatından dolayı, söyleyecek çok fazla birşey bulamamamdan dolayı bu haftalarda pek yazmadım. umarım hep böyle sebeplerden dolayı yazılarımız azalır :)

genellikle takımı hep taktik ve teknik açılardan değerlendirdik, tabi ki bunlara da değineceğim ama aslında bir takımı takım yapan en temel özelliklerden bahsederek başlamak istiyorum yazıma.

İbrahim hocanın da gelmesiyle takımda uzun zamandır görmek istediğimiz "bir olma", "takım olma" havası çok güzel bir şekilde esmeye başladı. İbrahim hoca her futbolcuyla ayrı ayrı görüşüp takımın daha iyi olması için taktik ve diğer konularda onların görüşlerini alıyor, bu görüşleri değirlendiriyor. Hleb ve Selçuk takıma abilik yapıp, gerek antrenmanlarda gerekse maçta, onlara her fırsatta tecrübelerini aktarıyor. El Kabir gibi takımda diğer arkadaşlarıyla sorunları bulunan oyuncularla görüşüp buzları eritiyorlar. takımda tam bir dostluk, abi-kardeş havası esmeye başladı. her ne kadar Hleb ve Selçuk bu takıma çok yaramış olsa ve emekleri büyük de olsa, bu takıma onları getiren de İbrahim hoca olduğu için yine en büyük övgü onundur diyorum ben ! bu birlik ortamında ki futbol tabi ki sahaya da yansıyor. takım artık takım halinde hücuma çıkıp takım halinde savunma yapabiliyor ve tek bir vücud halinde hareket edebiliyoruz artık. 6 hafta da alınan 5 galibiyet takıma gerçekten mükemmel bir özgüven verdi. bu özgüveni aşılayan İbrahim hoca da bu duygunun sürekliliğini dsiplinli bir şekilde çalışmayla sağlamaya devam ediyor. bu olumlu duygular ve oyun dsiplini sahada oyuncularımıza herşeyin mümkün olduğunu her an hatırlatarak , takımı "pes etmeyen,vazgeçmeyen,son dakikaya kadar mücadele eden,mücaledeci bir takım" olmaya itiyor. İbrahim hocanın gelmesinden sonra sahada en fazla gördüğüm şey; 90 dakikanın son saniyesine kadar mücadele eden, gol atınca rehavete kapılmak yerine daha da hırslanan, tabiri caizse "son dakikaya kadar manyak gibi basan" bir takım haline gelişimizdir. İbrahim hoca çalışkan ve dsiplinli bir adam olduğu için, takım analizinde son dakikalarda, hatta son saniyelerde yediğimiz gollerle kaçırdığımız puanları analiz ettikten sonra herhalde takıma en çok mücadeleci bir hüviyeti aşılamak istedi. ne yapıp ne ettiğini bilmiyoruz ancak, her ne yaptıysa bunda çok da başarılı oldu. takımın ikinci yarıda ki maçlarını gördükten sonra bütün arkadaşlarıma söylediğim üzere " bizim bu futbolla ligde üç düdükler haricinde yenemeyeceğimiz takım yok " tezim, özellikle Bursa ve bu takımların şu an için ağa babası olan Akhisar galibiyetinden sonra ispatlanmış oldu. şu an için takımda "maşallah" o kadar olumlu, istikrarlı ve dsiplinli bir hava var ki ; maçtan sonra hocanın, oyuncuların "ilk yarıda istenileni yapamadık,iyi değildik" beyanatları dahi beni çok mutlu etti. çünkü ben bu görüşe katılmıyorum, bariz şekilde ilk yarıda tehlikeli pozisyonlar bulan, topa daha çok sahip olan takım bizdik, sadece bunu neticelendiremedik. hakemin üstün çabaları sonucunda da rakibin bize yaptığı faul görmezden gelinerek geriye düştük. ama takımın ve teknik ekibin bu oyunu yeterli bulmaması beni daha da mutlu etti.

teknik analizle ilgili söylenecek çok birşey yok. ibrahim hoca yine gerek oyuncu değişiklikleri gerekse oyun anlayışı bakımından sahaya istenileni yansıtabildi ve çok anlamlı bir 3 puan daha aldık. Lig o kadar zorlu ki 4 haftalık galibiyet serimizin meyvelerini aslında bu 5. galibiyetle almış olduk.

El kabir ve İrfan'ın eksikliğinin aslında bir anlamda iyi olacağını tahmin ediyordum, keza öyle de oldu. ikisi de çok takdir ettiğim oyuncular ancak hocaların anlmasız şekilde Stancu'yu kanatta oynatıp El Kabir'i merkeze alma gibi kronik bir rahatsızlığa yakalanmarına bir türlü anlam veremiyordum. bu maç bize kesinlikle Stancu'nun merkezde oynaması gerektiğini, burada oynadığında neler yapabileceğini kanıtlamış oldu. önceki yıllarda da zaten sistem bu şekildeydi ancak ne oldu ise birden El kabir merkeze geçti ve bu böyle devam edegeldi. bir anlamda takımın üretkenliği ve gol yolları da tıkanmış oldu kannımca. ayrıca bu maç bize 70 dk'lık topçu denilen Hleb'in nasıl son dakikaya kadar kondisyonlu bir şekilde devam edebildiğini gösterdi. şimdi Hocanın artık mükemmel bir performans sergileyen Aydın ile El Kabir arasında bir seçim yapması gerekiyor. bu bizim adımıza çok iyi bir avantajdır. derinlik açısından da bize çok şeyler katar.
maçı kuzenimle izlerken "en fazla 65 e kadar bir gol bulacağımızı ve Stancu'nun artık gol atmaya başlamasının gerektiğini" söyledim ve 60 dan 70 'e kadar Stancu 2 gol bir asist yaptı.

oyuncu değerlendirmelerine gelecek olursak ; Özellikle Stancu, Hleb, Campos, Aydın ve Hopf'u tebrik etmek istiyorum. gerçekten yine mükemmel bir futbol ortaya koydular. Stancu her ne kadar sakatlıklar ve bunun gibi sepeblerden dolayı bir düşüş yaşamış olsa da kalitesinden bir şey kaybetmiş değil, o yüzden ondan bahsetmeye çok gerek yok, sadece tebrik ediyorum mükemmel futbol için kendisini. Hleb'i izlemeye doyamıyorum, böyle bir oyuncuyu takımdan gönderenlere bir nevi güzel bir cevap olsun bu futbol! Campos her hafta harikalar yaratmaya devam ediyor, düzelttiği ve bitmek bilmeyen kondisyonuyla rakibe 90.dakikaya kadar sahayı dar edebiliyor. Aydın çok süratli, çok iyi adam eksiltebiliyor,ara pasları akılcı, şutları çok iyi ve iki ayağını da çok iyi kullanabildiğini bizlere bu maçta ispatlamış oldu. ilk 11'in demirbaşı olmasını gerçekten istiyorum. Hopf gerçekten bizim için bir madendir. bu maçta güzel kurtarışlarıyla maçı çeviren, aslında başından sonuna kadar hakkımız olan 3 puanı bize armağan eden adamdır. güzel performansının devamını diliyorum.

olumsuz anlamda eleştirecek bir şeyler arıyorum, ancak gerçekten bulamıyorum :) sadece kadro derinliğimizin olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. bu da zaten yönetimin müdahale edeceği birşey. bu yıl sözleşmeleri sona erecek olan İbrahim Üzülmez, Hleb ve Campos ile derhal masaya oturup , Stancu'da yaptıkları gibi sözleşmelerinin gerekirse kesenin ağzına açılarak uzatılması lazım !!

güzel ve keyif veren futbolumuzun devam etmesi dileklerimle...
tüm oyuncuları ve teknik ekibi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
saygılarımla...
« Son Düzenleme: 01 Mart 2016, 15:50:25 Gönderen: Vakur Gök »