Haydi Gençler
Tarihçe
Zafer Cem Özcan
zafizufi@hotmail.com
Hocasız Transfer Geleneği

Gençlerbirliği'nde adettendir, kadroyu genel menajer kurar ve sonra o takıma bir hoca arar. Yıllar yılı Cem Onuk bu işin üstesinden gelirdi, ondan evvel bir Hasan Çetinkaya maceramız olmuştu ki kendisini ara dönemde Fenerbahçe kaptı; o gündür bugündür arada Cavcav'la didişip kovulup geri gelmek suretiyle bu işi bizde Cem Onuk yürütmekteydi.

Tabii görünürde halen yok kendisi, hâl böyle olunca Cavcav'ın yanındaki yeni kilit isim kim bu iş için diye merak ediyor insan. Transfer sezonuna hızlı başladık, giden oyuncular gelen oyuncular derken yine enteresan bir kadro kurulma aşamasındayız takım olarak.

Öncelikle -bana göre- en büyük kaybımızla başlayalım: Dusko Tosiç. Sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan efsane sol bekimizi ilk olarak Trabzonspor maçı sonrası Ersun Yanal'la bir yemekte bir araya geldiği sırada gözlemlemiştik. O günden beri çeşitli kampanyalarla kendisine "dur" demeye çalıştık ancak ne biz sesimizi duyurabildik birilerine ne de o bizi duyabildi. Duysaydı da/duydyusa da çok umursanır mıydık/umursandık mı meçhul zaten, lakin Beşiktaş ani bir manevrayla Tosiç'i Trabzon uçağından İstanbul uçağına bindirdi. Yıllar yılı kulübü ticarethane zihniyetiyle yöneten bir Cavcav, böyle bir oyuncuyu "beleşe" kaptırmayı kendisine nasıl yediriyor inanın anlamış değilim. Hadi iyi oyuncunun satılmasını, başka bir takıma kaptırılmasını vs. geçelim, o konuda zaten bir gelişme beklediğimiz yok... Bari al-sat mekanizmasında bu kadar hata-sıkıntı yapmayın yahu.

Her ne kadar beğenmeyeni çok olsa da yine bana göre en büyük ikinci kaybımız Radosav Petrovic oldu. Uzun Adam, Deli Petro gibi lakaplarıyla ve bu sezon Fenerbahçe'ye attığı unutulmaz golle hafızalarımıza kazınan Petrovic'i de yine sezon sonu sözleşmesi bitiyor olduğundan bonservis bedeli alamadan Dinamo Kiev'e kaptırmış olduk. Orada çok iş yapacağına eminim, ki gelecek sezon kendisini Şampiyonlar Ligi'nde mücadele ederken bulacak. İnsan nereden nereye diye düşünmekten kendini alamıyor, Gençlerbirliği'nde onurlu 9.'luktan bir anda kendini Barcelona'yla Bayern Münih'le mücadele ederken buluyorsun mesela... Ne oyuncular kaçırdık böyle yazsak roman olur, neyse.

Aslında daha üste yazmak istediğim ve bu kısa beraberlikte gönlümüzde uzunca yer edinen Aliaxandr Hleb'i 3. sıraya alıyorum. Konyaspor'la devre arasında yaşadığı bir takım anlaşmazlıklar sonucunda serbest kalmış ve hiç beklemediğimiz bir Gençlerbirliği hamlesiyle kendisiyle sezon sonuna kadar anlaşmıştık. Görev aldığı süre boyunca kalitesini, oyunu okuyan bir futbolcu olduğunu bizlere gösterdi. İrfan için çok büyük bir şanstı belki de, gelişimi ve yanında oynadğı süre boyunca Hleb'den alacağı dersi hiçbir yerde bulamayabilir bir daha. Keşke bir yerlerle anlaşmadan bir sezon daha anlaşabilsek kendisiyle tekrar, geçen sezon Gosso'yla yaptığımız gibi. Gosso demişken...

Dördüncü sırayı Afrikalı çılgınımıza ayıralım. Gosso takıma gelişiyle kendini sevdirmeyi neredeyse aynı anda başarmış, tribün olarak yıllardır beklediğimiz o Afrikalı "iyi" futbolcu modelini tam anlamıyla sahada taşımıştı. Ancak bu sezon kendisi yarattığı o harika imajı yine kendi kendine eritti biraz. Gereksiz faulleri ve daha da kötüsü bu faullerden aldığı kartlar(sarı, kırmızı..) puan kaybı yaşattığı gibi cezalı geçirdiği maçlarda da kadro kısıtlılığıyla baş başa bıraktı takımı. Büyük ihtimalle sözleşmesi yenilenmeyecek, Osmanlıspor'un da kendisine talip olduğu iddiası vardı zaten ve oraya gideceğine futbolu bıraksın daha iyi elbet benim için ama yine de kendisini güzel hatırlayacağım. Topu rakipten saklama, kale çizgisinde sakin sakin rakibi geçip ileriye top taşıma gibi ortalama bir yerli futbolcuda bulunması imkansız özellikleriyle her zaman aklımda kalacak.

Beşinci sırayı da kendime bile sürpriz olacak şekilde Sedat Bayrak'a ayırıyorum. Kulübe geldiğinde çok tepkiliydim, Sedat benim için hem çirkin bir oyun anlayışını hem de basmakalıp yerli defans oyuncusunu temsil ediyordu benim için ve Gençlerbirliği'nin centilmen kültürüne aykırı olacağını düşünmüştüm. Keza yedek kaldığı 1 yıl boyunca ve dönem dönem görev aldığı maçlarda da bunu gösteriyordu, ancak bu sezon stoperdeki açıkta kendisine yer buldu ve hakkında söylediğim hemen hemen bütün eleştirileri bana yutturacak bir performans gösterdi. Ufak tefek 1-2 sıkıntı oldu elbette, özellikle kupa yarı finali 2. maçında hakeme küfredip atılması pek hoş olmadı ancak onu da o maçın gerginliğiyle bağışlarsak bize maçı kaybettirecek bir hatası olmadı. Yine de yeri doldurulabilir, yolu açık olsun bence.

Sıralamanın dışında tutulmak üzere bir de Nizamettin Çalışkan var sözleşmesi biten. Nizam istiktarsız bir oyuncu olsa da tekniği ve oyun anlayışıyla beğendiğim bir isimdi ancak sakatlıklardan bir türlü kurtulamadı. Sözleşmesi yenilenmediği için aramızdan ayrılmış durumda. Ona da yolu açık olsun demekten fazlasını getiremiyorum kendim adına.

Sözleşmesi biten Doğa Kaya ile 1 yıl daha birlikteyiz, sözleşmesini uzatmış bulunmaktayız. Yine sözleşmesi biten Hakan Aslantaş'la da sözleşmeyi uzatma çalışmalarımız sürüyor. İç transfer genel hatlarıyla bu şekilde. Bir de basında yer aldığı kadarıyla 10'a yakın futbolcuya kulüp bulun denmiş yine. Ne yapmak isteniyor, kadro Gençlerbirliği Oftaş modeli gibi yabancılar+altyapı şeklinde yeniden mi kurulmak isteniyor çok anlamış değilim. Zaten ne yapıldığından çok bizi nasıl yapıldığı ilgilendiriyor, en azından yazımın başlığı bu yönde.

Bir yandan da 33. haftadan Mesut Bakkal'ı kovan Cavcav, daha takıma hoca ararken transferlere başladı bile. Şimdi gelen hoca bu imzaları beğenmeyip transfer isterse ayrı sıkıntı, "bunlarla idare et" talimatına uyacağını söyleyip idare edemezse 5. haftadan hoca kovma geleneği ile devam etmek ayrı sıkıntı. Yine işimiz şansa kalmış görünüyor, transferler tutacak ve gelen hoca oyunculardan tam verim almayı sağlayacak. Tutmazsa gider, biri gelir toparlar nasıl olsa. O da olmadı devre arası takviye falan, yaparız bir şeyler. İşte Gençlerbirliği bu şekilde yönetiliyor.
 
O transferlerden biri Steaua Bükreş'ten sol bek Iasmin Latovlevici. Sözleşmesi sezon sonunda sona erdiği için bonservis bedeli ödemeden anlaşmışız. Tabii koskoca Steaua Bükreş bizim gibi elden çıkaracağı oyuncuyla da en azından bonservis bedeli alabilmek adına sözleşmeyi uzatmayacak kadar akılsız mı yoksa bu oyuncu buna değmeyecek kadar kötü mü bilemiyorum. Bekleyip göreceğiz ancak ilk fırsatta bir Tosiç, bir Filip tadı alamama ihtimalimiz yüksek.
 
İkinci transferimiz Petrovic'in yerine alındığını tahmin ettiğim Panajotis Dimitriadis. Petrovic'i ücretsiz kaptırıp Dimitriadis'i 550.000 euroya AIK Stockholm'den transfer etmiş bulunuyoruz böylece. Daha menajere ödenen ücreti şunu bunu da hesaba katacak olursak, performans bekleyeceğimiz isimlerin başında geliyor gibi şu an için.
 
Üçüncü transferimiz de Odense'den merkez orta saha Martin Spelmann. 400.000 euro'ya anlaşmışız. O bölgede oynayan Gosso, Hleb ve Nizam'dan ücret kazanmadan bu transferden de mevki-para ilişkisi olarak içerideyiz. Yine performans bekleyeceğimiz bir isim.
 
Dördüncü transferimiz El Kabir'in eski takımından oda arkadaşı Walid Atta. Kendisi bir stoper. Onun da bonservis bedeli 320.000 euro. Sedat'ı yine ücretsiz olarak elden çıkarıp yerini para harcayarak doldurduğumuz için performans beklememiz kaçınılmaz oluyor.
 
Beşinci ve bana göre en gerekli transferimizi de kaleye yaptık şu ana kadar, Johannes Hopf. Transfer ücreti ne kadar bilemiyorum ancak eldekileri düşününce üzerine para vermiş olmamızı yadırgamayacağız tribün olarak bence. Kendisi hakkında son derece olumsuz yorumlar da var, bir o kadar olumlu yorumlar da var. Dahlin için de aynı sözler yazıldı, çizildi ve geldiğinde o da bir süre dikiş tutturamamıştı ancak açıldığında harikalar yaratmıştı gerçekten. Hopf'ta da aynı durumu bekliyorum ben açıkçası. Bakalım bize sezon neler gösterecek.
 
Bunun yanı sıra aralarında as kadronun önemli isimlerinden Mervan, Guido, Özgür gibi isimlere de kulüp bulun talimatı gelmiş basında çıkan haberlere göre, alternatifi bol hücum hattımızı parçalayıp yerine daha dar ama daha kilit isimleri olan bir kadro yapısı bizleri bekliyor anladığım kadarıyla. Tabi bu genç oyunculara verilen şansı azaltır mı, yoksa tam tersi rotasyon durumunda fazlalaştırır mı bilemiyorum ancak şu anki gidenler ve gelecek olanları göz önünde bulundurursak bize acil bir sağ bek; iki kanatta da görev alabilen, seri olarak adam eksiltebilen bir kanat-forvet oyuncusu ve orta sahayı iki yönlü olarak kullanacak kilit bir isim şart. Spelmann bu görevi üstlenirse gerek kalmayabilir buna gerçi. 
 
Yazıyı yazdığım sırada da Stuart Baxter ile anlaşmaya vardığımız haberi geçti ajanslardan. Bakalım kendisi bu kadroyu beğenecek mi, transfer isteyecek mi; bekleyip göreceğiz. Yalnız yabancı hoca 3-4 haftalık canı olan bizim yerli gezgin hocalarımıza benzemez. Cavcav Thomas Doll'den sonra(geçici Ralf Zumdick dönemini saymazsak) ilk defa yabancı ve ciddi bir hoca deneyimine girişiyor, bakalım bu sefer sonuçları ne olacak...
Bu Makaleyi Yorumlayın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Notice: Undefined index: yorumekle in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/makale.php on line 96
Yorumlar
Üye Girişi
Forumda Son Konular
Ynt: Basından Haberler
Ynt: 25.Hafta / Gençlerbirli
Ynt: Basından Haberler
Ynt: Basından Haberler
Ynt: Transfer Önerileri
Ynt: 25.Hafta / Gençlerbirli
Ynt: Transfer Önerileri
Ynt: 25.Hafta / Gençlerbirli
Ynt: Transfer Önerileri
Ynt: Transfer Önerileri
Forumda Son Konular
Köşe Yazarları
Osman ÖZTÜRK Osman ÖZTÜRK
Memleketin hali gibiymiş halimiz oysa…
Yılmaz Güler Yılmaz Güler
Gençlerbirlği-Eskişehirspor
Alper Pınar Alper Pınar
HEP AYNI NAKARAT
Zafer Cem Özcan Zafer Cem Özcan
Hocasız Transfer Geleneği
Mustafa Ark Mustafa Ark
GÖREN DEĞİL BAKAN HAKEMLER..
Erdem Denk Erdem Denk
Nevşehirspor’a Minnet
Devamı
Köşe Yazarları
Devamı
Süperlig

Warning: file_get_contents(http://www.ligtv.com.tr/LigPuanDurumu.aspx?l=2): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 404 Not Found in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/simple_html_dom.php on line 39

Notice: Undefined variable: tr in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/puan_durumu.php on line 21

Notice: Undefined variable: element in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/puan_durumu.php on line 21

Notice: Array to string conversion in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/puan_durumu.php on line 21
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz. haydigencler.com 2011
Tasarım : Reyhan Tanıtım