Haydi Gençler
Haberler
ÜMİT ÖZAT: "GEREKİRSE BEŞ YIL AVRUPA KUPALARINA GİTMEYELİM"
ÜMİT ÖZAT:

Gençlerbirliği Teknik direktörü Ümit Özat, Sporanki ekibimizden Anıl Yazar’a özel bir röportaj verdi.

Takımın son durumu ve hedeflerinden kariyer planlarına, Türk futbolunun içinde bulunduğu durumdan yabancı sınırlamasına kadar pek çok konu hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı.

Sezonun ikinci yarısının başından bugüne kadar geçen süreçte, aldığınız sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Sezonun ikinci yarısının bizim için zorlu bir süreç olacağını biliyorduk. Giden oyuncular ve gelenlerin uyum süreciyle. Ama iç sahadaki performansımızla bu süreci başarıyla aşmayı başardık. Bu kadar oyuncu satılır mı dediler. Biz de verilmeyeceğini biliyorduk ama kulübün menfaatlerini düşünmeliydik. Çocuklar iyi bir eşik atladılar. Ligin kalan süresinde alabildiğimiz kadar çok puan alarak ligi bitirebileceğimiz en iyi yerde bitirmek istiyoruz. Öncelikle matematiksel olarak rahatlamadan Avrupa kupaları için konuşmak da erken.”

Gençlerbirliği’nde her zaman takım içinde çok iyi bir iletişim olmuş, bir kolej takımı havası olduğu görülmüştür. Ancak futbolcularınızla sizin aranızda daha ayrı, daha sıcak bir bağ olduğu görülüyor. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Antrenörlüğün üç evresi vardır. Sevgiye dayalı, mevkiinin gücüne dayalı ve bilgiye dayalı. Sevgiye dayalı olarak abi-kardeş bir yere kadar gidersiniz. Mevkiiye dayalı da yönetimle ilişkilerinizin iyi olması gerek. Bilgiye dayalı da ise ilk iki gün kaybetseniz de üçüncü gün kazanan siz olursunuz. Dolayısıyla biz bunlardan bir harmanlama yapmaya çalışıyoruz. Elbette bizim de eksiklerimiz var. Serdar ve Aydın’ı eleştirdiğimiz dönemde aslında biz onları kazanmak için bu söylemlerde bulunmuştuk. Ben onların geldiği yerlerden geldim. Onların duygularını çok iyi tahmin ediyorum. Onlardan tek istediğim, dışarda onların abileri, sahada ise hocalarıyım. Onlar varsa biz varız. Futbolcu hem değerini hem de haddini bilecek.

 

İkinci yarının başında takım savunmasında bazı sıkıntılar olduğu görüldü. Ancak Konya maçında geçtiğiniz 3-5-2’ye benzer oyun dizilişiyle İtalya milli takımını andıran bir Gençlerbirliği gördük. Pozisyon vermeyen ve hatlarını birbirine yakın tutan disiplinli bir takım görüntüsü çizdiniz. Bu dizilişe ligin ikinci yarısının başında savunmada gösterdiğiniz düşüş nedeniyle mi geçtiniz?

Futbol bir geçiş oyunu ve bölgeleri var. Rakip bizim ilk bölgemize gelmeden önce orta sahayı daha sıkışık ve kompakt bir şekilde tutmayı amaçladık. Üçlü savunma benim yıllar öncesinde oynadığım ve oynatmayı hep hayal ettiğim bir diziliştir. İki beki sorunsuz kullanabiliyorsunuz. Aslında her dizilişin avantajları ve dezavantajları vardır. Oyun içerisinde zaman zaman dizilişlerin değiştiği de oluyor. Ancak oyuncular her dizilişte oynayabilmeli. Hatta bunu altyapılara da aşılamaya çalışıyoruz şu anda. Oyuncularım da bu dizilişte rahat ediyorlar. Benim için en önemlisi ben buraya gelmeden önce bu durum yoktu, Gençlerbirliği artık oyun içinde rahatlıkla oyun formatını değiştirerek buna uyum sağlayacak bir oyuncu grubuna sahip. Bunu öğretmek benim için skordan daha önemli.

Gençlerbirliği hareketli bir transfer dönemi geçirdi. Ayrılan önemli isimler oldu ancak yerlerini en azından şu an itibariyle bakıldığında nitelik olarak en azından doldurdunuz. Peki ligde kalan süre zarfı içerisinde genç oyunculardan ve altyapıdan takıma kazandırmayı düşündüğünüz isimler var mı?

Oynatmak istediğimiz oyuncularımız var tabii. Örneğin Berat’ı çok istedik ama Hacettepe’nin ihtiyacı olduğu için oraya vermek zorunda kaldık. Biz kendi altyapımızla beraber yabancı oyuncularımızdan da uyum sürecini bu yarı atlatarak, bu seneden ziyade gelecek sene için faydalı olmaları yönünde bir planımız vardı. Transferlerimiz başarısız olarak gözüküyor ancak bu oyuncular arasında gelişimlerini tamamlamamış ve performans kaybı yaşayan oyuncular var. Etijan, Bady, Ring bu kulübe çok fayda sağlayacak oyuncular. Savunma oyuncusuyla hücum oyuncusunun uyum süreci aynı olmaz. Hücum oyuncusu için bu süreç daha uzun zaman alır. Bu oyuncuların da oynayacakları oyunla kısa süre içinde fark yaratacağını ve takıma katkı vereceğine inanıyorum.

Son dönemde ülkemizde genç oyunculardan dikkatinizi çeken isimler kimler? Sol bek olabilir, diğer mevkilerden olabilir.

Ankaragücü’nden Bursaspor’a transfer olan Onur Atasayar’ı beğeniyorum. LucasClaro’nunadından söz ettireceğine eminim. Ahmet Yılmaz Çalık, İrfan Can Kahveci, Serdar Gürler’in geleceği çok parlak. Ozan Tufan ve Cengiz Ünder’i de düşündüğümüzde ülke futbolunun bu yönden önünün açık olduğunu düşünüyorum. Benim kafamdaki oyuncu profili Sabri gibi olmalı. Birkaç mevkide oynayabilmeli.

 

Almanya’da futbol oynamış ve teknik adamlık eğitimi de almış biri olarak, orada olup da bizim ülkemizde olmayan şey nedir? Sizin orada en çok dikkatinizi çeken şey neydi? İki ülkenin futbol kültürlerindeki farklılıklar neler?

Son zamanlarda ülkemizde tesisleşme bir hayli arttı ama ben sentetik sahalardan kurtulmamız gerektiğini düşünüyorum çünkü hem sağlıklı hem de verimli değil. Profesyonel tesisleşmeden ziyaden halka açık alanlardaki tesisleşmenin de artması gerekiyor. Sokaklarda çocuklara oyun alanları bırakılmıyor binalar nedeniyle. Beş milyonluk Almanya’da dünya kadar oyuncu yetişiyorken, bizim ülkemizde yetişmiyor. AyrıcaTürkiye’de teknik direktörler bir sistemsizliğin içinde çalışıyorlar genel olarak. Gençlerbirliği, Başakşehir ve Konyaspor buna istisnadır ancak durum genel olarak bu. Avrupa’da başarı ve başarısızlık sadece saha içi sonuçlara bağlı değil. Arsenal ve ArseneWenger buna en iyi örnek. Arsenal kulübü diyor ki bu adam sportif açıdan başarılı olamayabilir ama bir sistem içerisinde benim kulübümü kara geçiriyor diyor.Türkiye’de en kolay iş ise hocaları yollamak.

Akhisar maçından sonra Süper Lig’in dinamikleriyle ilgili bir demeç vermiştiniz. O demeci biraz daha açar mısınız?

Eğer üç büyüklerle oynamıyorsan, ilk golü attığın maç büyük avantaj sağlıyorsun kaybetmemek adına. Çünkü Türkiye’de oyunu doğru oynayan takım ve doğru oynatan antrenör sayısı çok az. Bu futbolcular için de öyle. Gol yiyen takım oyun disiplininden büyük bir kopuş yaşıyor. Avrupa’da bu böyle değil. Bizim ülkemizde futbol daha fazla fizik güce dayalıydı ama bu son yıllarda biraz daha taktiksel yönde gelişmiş durumda. Tesisleşme bunda etkili.

“Türkiye’de başarılıysan lidersin, başarılı değilsen lider değilsin. Çünkü sabredilmiyor.”

Bülent Uygun’un geçtiğimiz günlerde bir demecinde yabancı oyuncu sayısının fazlalığından yana bir şikayeti oldu. “Yabancı çöplüğüne döndü ülke” dedi. Ülkenin gençlerine değer verilmediğini belirterek ülke futbolunun bitirdiklerini söyledi. Son futbol zirvesinde de yabancı sınırlaması yönünde bir niyet sezildi. Siz bu konu hakkında neler söylemek istersiniz? Yakın gelecekte yine bir yabancı sınırlaması söz konusu olabilir mi Süper Lig’de?

Kimin ne söylediği beni çok ilgilendirmiyor. İngiltere’de sanki takımdaki herkes İngiliz marşı mı okuyor. Fenerbahçe’de futbol oynadığım dönemde de bunu söyledim. Yabancı sayısını gerekirse sıfırlayalım demiştim. Heysel faciasından sonra İngilizler 5 yıl Avrupa kupalarına gitmeme kararı aldığı gibi biz de ülke olarak 5 yıl Avrupa kupalarına gitmeme kararı alalım. Yabancıların yerine Türk oynatalım. Bu beş yıllık süreç içinde milli takıma 10 yıl aralıksız hizmet edecek 18 oyuncu çıkaramayacak mısın? Şimdi ne yapıyorlar, paranın musluğu kesildi yabancıyı sınırlayalım diyorlar. Parası olan buna karşı çıkar doğal olarak. Param yoksa sınırlayın derim. Peki bunu niye 10 sene önce yapmadınız. Galatasaray UEFA Kupası’nı kazandığı dönemde kadrosunda kaç yabancı vardı. Çoğunluk yerlilerdi. Bunu daha önce yapsaydık Almanya’daki gurbetçi oyunculara muhtaç olmazdık. Bu kararı Cumhurbaşkanı söyledi diye dikkate aldılar. Burada en zor iş Fatih Terim’in. Azaltılsın dese de demese de eleştiriliyor. Bir karar alacaksak ülke futbolu düşünülerek alınmalı.

“Ben Cumhurbaşkanı’nın yerinde olsam 5 yıl boyunca hiçbir kulübü Avrupa’ya göndermem. Gidin borçlarınızı sıfırlayın öyle gelin derim.”

IgorTudor biliyorsunuz Karabükspor’dan ayrılıp Galatasaray’ın başına geçti. Bazı kimselere göre bu etik dışı bir davranış olarak gösterildi. Siz ne düşünüyorsunuz? Aynı durumda siz olsaydınız ne yapardınız?

Profesyoneller sözleşmeler üzerinden çalışırlar. Tudor’un sözleşmesinde böyle bir madde varmış. Karabükspor kendisi gönderse de bu parayı verecekti zaten. Galatasaray da sonuçta bu parayı ödedi. Bana göre ortada etik dışı bir durum yok. Empati yapmak gerek diye düşünüyorum.

Teknik direktörlüğe başladığınız ilk günden bu güne kadarki süreç içerisinde siz kendinizi nasıl görüyorsunuz?

Tabii ki dağlar kadar fark var. Sürekli olarak kendimi geliştirmeye ve arkamda kalıcı işler bırakmaya çalışıyorum.

Kariyer planlarınız neler. Avrupa’da çalışmak gibi bir hedefiniz var mı?

Hedeflerim tabii ki var. Hedefler hiçbir zaman bitmez. Eksiklerim var mı tabii ki var. İnsan her yaşta kendini geliştirmeli. Burada başaracaklarımı başarıp, bir gün Almanya’da oynadığım bir kulüpte çalışmak isterim. Türkiye’de büyük bir takımla şampiyonluk yaşamaktansa, bir Anadolu kulübüyle şampiyonluk yaşamak daha değerli. Önemli olan farklı şeyleri üretmek. İşte üçlü savunma denince bir Tudor bir de ben geliyorum. Üçüncüsü Türkiye’de yok şu an.

Dünya futbolunda beğendiğiniz teknik adamlar kimler?

Avrupa’da pek çok iyi teknik direktör var. Beğenerek izlediğim hocalar var tabii. Örneğin; Diego Simeone çok iyi bir hoca. Daha da başarılı olacağını düşünüyorum. Ama kendin olmadığın sürece kim olursan ol, bir yere gelmen söz konusu olmaz. Ama dünyada artık genç antrenörlere, dinamik insanlara yöneliyorlar. Bu nedenle biz de kendimizi sürekli güncel tutmalı, geliştirmeliyiz.

UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde bu sezon hangi takımları şampiyonluk yolunda şanslı görüyorsunuz?

    Şampiyonlar Ligi’nde Bayern Münih’in şampiyon olacağını düşünüyorum. Carlo Ancelotti oraya boşuna getirilmedi. Onun olduğu yerde iddia ve şampiyonluk vardır, başarı vardır. Avrupa Ligi’nde de çok kaliteli takımlar var. Beşiktaş bence en güçlü takımlardan birini çekti. Lyon’u elemesi halinde onların da önü açık bence.

 

Ankaragücü’nün son durumu hakkında neler söylemek istersiniz?

Ankaragücü olmadan Gençlerbirliği, Gençlerbirliği olmadan da Ankaragücü olmaz. Bizim Ankaragücü ile bir sorunumuz yok. Biz sadece birkaç taraftarla sorun yaşadık, camia ile bir sorun yaşamadık. Ankaragücü, Ankara’nın olmazsa olmazıdır. Ümit ediyorum en kısa sürede Süper Lig’e geri dönerler.

Türk futbolunun içinde bulunduğu genel durum ve geleceğiyle ilgili neler söylemek istersiniz? Milli takımımızla ilgili?  Sizce milli takımımız 2018 Dünya Kupası elemelerinde toparlanabilecek mi?

Başarılı bence sürekliliktir. Başarı bir sene Avrupa Şampiyonası’nda yarı final oynayıp, 6 sene turnuvaya katılamamak değildir. İyi bir kadromuzun olduğuna ve hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum. Ancak Türk futbolunun geleceği için çok ümitkar değilim yine de. Paralar büyüyor ama kalite düşüyor. Bu paralar nereye gidiyor anlamak mümkün değil.

Beşiktaş maçı için neler söylemek istersiniz?

Kazanmak için gidiyoruz. Bu maç bizim için belirleyici bir maç olacak hedef anlamında. Onların da zaaflarını biliyoruz ama iyi bir takımlar tabii ki. Oyuncularımızla gerekli hazırlıkları yapıp, 3 puanla dönmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

ÖZAT’IN BİLİNMEYENLERİ

Futbolculuğunuzda “keşke şöyle davransaydım veya yapmasaydım” dediğiniz şeyler oldu mu? Geçmişinizde neleri değiştirmek isterdiniz?

Hiçbir şeyi değiştirmek istemezdim, yaşadığım her şeyi tekrar yaşamak isterdim.

Sizi en çok zorlayan forvetler,  hücum oyuncuları kimlerdi?

Hamit Altıntop’a karşı çok zorlanmıştım bir Schalke maçında. Dünyanın en iyi sağ kenar oyuncularına karşı oynadım ancak bir tek Hamit’e karşı zorlandım. Belki de o gün iyi günümde değildim. Ronaldo, Govou, Malouda’ya karşı oynadım ama hiç de öyle bir zorlandığım olmadı.

Peki unutamadığınız maçlar?

Fenerbahçe formasıyla Gaziantep’te üç gol attığım maç var. Denizli’de şampiyonluğu kaçırdığımız maçı unutamam.  Antrenörlük kariyerimde Galatasaray’ı Ali Sami Yen’de yendiğimiz maç ilk aklıma gelenler.

Hocam sizin türkülere olan ilginiz ve türkü söylemeyi çok sevdiğinizi biliyoruz. İnternette de bazı videolarınız var. En sevdiğiniz türkü nedir ve türkücü nedir diye sorsam? Bağlama çalıyor musunuz?

Bağlama çalmıyorum. Rahmetli Kıvırcık Ali benim çok yakın dostumdu. Çok severek dinlerim. Sevdiğim türkü çok. Isırgan Otu ve Aldanma Gönül bu hayatı çok iyi anlatan türküler. 

Son olarak bizimle paylaşmak isteyeceğiniz ilginç bir anınız var mı?

Benim ismimi Google’a yazınca benle ilgili o kadar çok anı bulursun ki. Şu an aklıma çok da net bir şey gelmiyor açıkçası.

RÖPORTAJ: ANIL YAZAR - SPORANKİ ÖZEL...

 

http://www.sporanki.com/tr/haber/54033-OZEL_ROPORTAJ!_Umit_Ozat_Gerekirse_bes_yil_Avrupa_kupalarina_gitmeyelim.html



Diğer Haberler
Ahmet İlhan Özek  ‘Büyük bir camiaya geldim’ Ahmet İlhan Özek ‘Büyük...
AJANSSPOR ÖZEL- Gençlerbirliği'nin yeni transferi Ahmet İlhan Özek, Radyospor’da Salim Manav'a konuştu. Radyospor'da Salim Manav’ın sorduğu soruları...
devamı
Serdar Özkan ile anlaştık Serdar Özkan ile anlaştık...
Gençlerbirliği, Serdar Özkan’ı renklerine bağladı Transfer çalışmalarını sürdüren Gençlerbirliği geçtiğimiz sezon Antalyaspor forması...
devamı
İlk transferimiz Petar Skuletic İlk transferimiz Petar...
Gençlerbirliği, Süper Lig'de transfer sezonunu açtı. Ankara ekibi Lokomotif Moskova'dan Petar Skuletic'i transfer etti. Transfer Twitter'dan duyuruldu. 1.93...
devamı
Sezonu galibiyetle kapattık Sezonu galibiyetle kapattık...
Gençlerbirliği yıkılması gündemde olan 19 Mayıs Stadı'nda Kasımpaşa'yı ağırladığı maçı Vedat Muriqi'in tarihe geçebilecek golüyle 1-0 yendi. Gençlerbirliği’nin...
devamı
Üye Girişi
Forumda Son Konular
Ynt: Transfer Önerileri
Ynt: Transfer Önerileri
Ynt: 34.Hafta / Gençlerbirli
Ynt: Transfer Önerileri
Ynt: Transfer Önerileri
34.Hafta / Gençlerbirliği -
Ynt: 33.Hafta / Bursaspor - Ge
33.Hafta / Bursaspor - Gençle
Ynt: 32.Hafta / Gençlerbirli
Ynt: İnternetten Taraftar Ür
Forumda Son Konular
Köşe Yazarları
Osman ÖZTÜRK Osman ÖZTÜRK
Memleketin hali gibiymiş halimiz oysa…
Yılmaz Güler Yılmaz Güler
Gençlerbirlği-Eskişehirspor
Alper Pınar Alper Pınar
HEP AYNI NAKARAT
Zafer Cem Özcan Zafer Cem Özcan
Hocasız Transfer Geleneği
Mustafa Ark Mustafa Ark
GÖREN DEĞİL BAKAN HAKEMLER..
Erdem Denk Erdem Denk
Nevşehirspor’a Minnet
Devamı
Köşe Yazarları
Devamı
Süperlig

Warning: file_get_contents(http://www.ligtv.com.tr/LigPuanDurumu.aspx?l=2): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 404 Not Found in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/simple_html_dom.php on line 39

Notice: Undefined variable: tr in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/puan_durumu.php on line 21

Notice: Undefined variable: element in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/puan_durumu.php on line 21

Notice: Array to string conversion in /home/hydignc/domains/haydigencler.com/public_html/system_page/puan_durumu.php on line 21
Sitede bulunan materyallerin tüm sorumlulukları yazarlarına aittir. Kaynak belirtilmeden alıntı yapılamaz. haydigencler.com 2011
Tasarım : Reyhan Tanıtım